2017 senesinin Temmuz ayında hayatımızda köklü bir değişiklik yapmak üzere Uğur'la birlikte bir seçim yaptık ve kademeli olarak Bahreyn'e taşındık. Kademeli derken; Eylül ayında Uğur gitti, Aralık sonunda da Luffy ve ben yeni yuvamızdaki yerimizi aldık. (Luffy'i nasıl taşıdığımızı merak ediyorsanız onun yazısı burada.) Anlayacağınız, yaklaşık 1 aydır Bahreyn'de yaşıyoruz. Fakat buraya adım attığımız gibi kendimizi Körfez ülkelerinin "Büyük Abisi"nde bulduğumuz için -ve bu durum özellikle yakın çevremiz tarafından büyük bir merak konusu haline geldiği için- bu yazının konusu Suudi Arabistan. Ülke hakkında bilgi vermeden önce çok sorulan sorulara teker teker cevap vermek istedim; neden buradayız, nasıl geldik, bize neler vaad edildi, Suudi Arabistan'da çalışma şartları neler, Bahreyn ne alaka?...Hepsini tecrübe ettiğimiz kadarıyla anlatmaya çalışacağım.

BU YAZILAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

Ne İşimiz Var Suudi Arabistan'da?

Bu sorunun cevabı kısa ve öz; iş için buradayız. Ben şimdilik ev hanımı statüsüyle geldim ama olsun 🙂 Bundan yaklaşık 3-4 sene önce İstanbul'da yaşadığımız ve suyumuz çıkana kadar çalışıp süper mutsuz olduğumuz bir döneme dayanıyor her şey. İzmir'e taşınma kararı da aldıran çevresel faktörler ve antidepresanlık psikolojimiz "Yeter artık, gidelim buralardan!" dememize sebep oldu. Ne kadar ilginç(!) bir hikaye!.. Bu konu hakkında da uzun uzun anlattığım "Neden Türkiye'den Göç Etmek İstedik?" yazısı burada.

Bana kalsa bu zamana kadar beklemeden soluğu ülke dışında alabilirdim ama Uğur biraz daha garantici bir karakter. Kötü anlamda söylemedim, kendisine hak veriyorum sonuna kadar. Bu yaşına kadar İstanbul dışında yaşamadığı için mevcut düzenini bırakıp yepyeni bir hayata atılmanın nasıl bir şey olacağını kafasında canlandıramadı. Ayrıca, ben de dahil pek çok insanın aksine, yaptığı işi gerçekten seviyordu ve her şeyi bırakıp gitmeyi göze alamıyordu. "O zaman nasıl bir orta yol buluruz?" diye düşündük ve şöyle yapmaya karar verdik: Uğur, çalışmakta olduğu uluslararası firmanın yurt dışındaki insan kaynaklarına mail atıp yurt dışında uygun bir pozisyon oluşması halinde değerlendirmek isteyeceğini iletti. İlerleyen dönemlerde de yılmadan ara sıra bu isteğini hatırlattı ki konu hakkında ciddi olduğumuz anlaşılsın.

Yaklaşık 3 senelik sessizliğin ardından, geçtiğimiz Mayıs ayında firmadan beklediğimiz mail geldi: Yurt dışında tam Uğur'a uygun bir pozisyon oluşmuştu. Gelen mail sonrasında bir taraftan Luffy ile halay çekiyor bir taraftan da ülke tahmini yapıyorduk. "İtalya mı acaba? Polonya olabilir, orada yeni bir yapılanma var. Bir de Kanada çıkıyormuş! Offff!" diye hayaller kurarken piyangodan Suudi Arabistan'ın çıktığını öğrendiğimiz anda suratımızda oluşan South Park bakışları...Sonrasında sinirden gülmeye başlamamız...Benim evin ortasında "Asssslaaaaa!!" diye çığlığı basmam...

Suudi Arabistan'da

Asla "Asla!" deme!

Suudi Arabistan'da yaşam şartları malum. Her ne kadar şeriat kanunlarının geçerli olmadığı, sadece yabancıların yaşadığı "compound"lar olsa da ve ülke olarak pek çok konuda yenilenme sürecine girmiş olsalar da hala bizim kafamızdaki insanlar için yaşamaya uygun olduğunu düşünmüyorum. Ülkenin adını duyduğumuz anda teklife ikimiz de sıcak bakmadık doğal olarak ama Arap ülkelerinde çalışma konusundaki "Money talks!" gerçeğini de göz ardı edemedik. Dolayısıyla Uğur, konu hakkındaki endişelerimizi açıkça firmaya iletti ve ikna edilme sürecimiz başladı. Arabistan'da yaşamaya çok net karşı olduğumuzu anladıkları zaman şöyle bir öneriyle geldiler: "O zaman Bahreyn'de yaşayın."

Çalışacağı ofis Dammam şehrindeydi, yani Basra Körfezi kıyısında, Bahreyn'e bağlanan köprüye yarım saat mesafede. Dammam'da çalışan pek çok yabancının yaptığı gibi evimizi Bahreyn'de tutabileceğimizi söylediler. Uğur, her gün iş için Bahreyn'den Suudi Arabistan'a geçecekti. Biraz garip bir olay her gün ülke değiştirmek ama yapan birileriyle konuşunca imkansız olmadığını öğrendik çünkü Bahreyn, TC vatandaşlarına 30 güne kadar ücretsiz vize veriyor. Bahreyn'de yaşama fikri kafamıza yatmaya başladı, ne de olsa "Ortadoğu'nun Las Vegas'ı"ydı. Luffy'nin gelişinden tutun da benim çalışma ihtimalimin oluşuna kadar her anlamda daha avantajlıydı. Bölgede yaşayan insanlardan da hep olumlu şeyler duyunca "Bi' deneyelim o halde." dedik, "Ne kaybederiz?"

Suudi Arabistan'da Çalışma Şartları

Buradaki iş bulma sürecini öğrenmiş oldunuz. Biraz da çalışma şartlarından bahsedeyim...Firmalara göre farklılık gösteren uygulamalar olabileceği için baştan belirtmek isterim ki detayları Uğur'un çalıştığı yer özelinde anlatıyorum fakat okurken tahmin edebileceğiniz bazı kurallar ülke genelinde geçerli.

Burada çalışmanın en avantajlı kısmı maaşlar. Avrupa'nın çok üzerinde bir maaş ortalaması var. Abartıldığı gibi, her gelen 1 sene çalışıp emekli olacak kadar para kazanmıyor tabii ki ama en azından gelecek kaygısını ortadan kaldıracak, refah seviyenizi yükseltecek rakamlar telaffuz ediliyor. Maalesef yaşam da aynı oranda pahalı, özellikle de Bahreyn'de. Bize göre ucuz olan tek şey benzin. Haaa! Bir de hindistan cevizi ve avokado. Onun dışında kalan her şey minimum 2 katı fiyatına satılıyor. (Güncelleme: Mayıs 2019 itibariyle Türkiye'deki market fiyatları da Bahreyn'dekine ulaşmış durumda.)

Her çalışanın yıllık 30 gün izni var, 1 ay çalıştıktan sonra 2,5 gün izin alma hakkı doğuyor. Bu ne demek? Dini bayramların olduğu ayları dahil etmeden, her ay hafta sonunu 3 gün izinle birleştirip 5 günlük tatil yapma şansı var demek; 3 hafta çalışıp 1 hafta dinlenmek demek; motivasyonun tavan yapması demek. Fakat bir acı gerçek var ki o da Ramazan ve Kurban Bayramları dışında resmi tatilin olmaması. Ayrıca ucuz uçak bileti kavramının olmayışı da yürekleri dağlıyor ama olsun, ona da alışırız.

Türkiye'de yaşarken Suudi Arabistan'da iş bulmanızın o kadar kolay olmadığını da söylemek gerek. Burada devletin ciddi bir Suudileşme politikası var, her yabancı firmanın Suudi bir ortağı olmalı ve o firmada belli bir oranda Suudi çalışmalı. Açılan bir pozisyona, başka ülkeden gelen Müslüman birisini almadan önce minimum 50 gün iş ilanı yayımlanmalı gibi değişik kurallar var. Dolayısıyla firmalar öncelikli olarak Suudileri değerlendirmeye alıyor. Fakat bir gerçek var ki işi yapmayı bilenler genelde yabancılar. Buna rağmen bir Suudi, her zaman için bir yabancıya göre daha yüksek maaş alıyor; daha az tecrübeli olup tembellik sınırlarını zorlasa bile! (Güncelleme: 1.5 senenin sonunda Suudi Arabistan'daki çalışma hayatı ile ilgili hazırladığımız video burada.)

Suudi Arabistan'da

Suudi Arabistan'da Ne Kadar Kalacağız?

"Ne zaman döneceksiniz?" sorusu aslında daha çok ebeveynlerimizin yönelttiği ve periyodik olarak tekrarladıkları bir soru ama konu açılmışken onu da yazayım; bilmiyoruz! Şirketle vakit konusunda herhangi bir sözleşme yapılmadı. Tek anlaşma şu ki 2 sene içinde geri dönmek istersek, Uğur Türkiye'deki işine kaldığı yerden devam edebilecek. Tamamen deneme amaçlı geldik. "1 sene deneyip görürüz, yapamazsak geri döneriz, seversek yaşamaya devam ederiz." dedik. Bahreyn'de yaşam konusunda ilk izlenimlerimiz çok olumlu ama zaman ne gösterecek bilemeyiz.

Ne zaman geri döneceğimiz belli olmadığı için ikişer valiz kıyafet dışında Türkiye'den hiçbir eşyamızı getirmedik, Bahreyn'de eşyalı bir ev kiraladık. Benim gibi evine çok düşkün birisi için garip bir deneyim. "Bahreyn'e Taşınma ve Ev Detayları" yazısı burada. İzmir'deki eşyalarımızın bir kısmını sattık, kalanları çok daha ufak bir eve taşıdık. Kısa süre sonra isyan edip geri dönmeye kalkışırsak tekrar taşınma derdiyle uğraşmak istemedik. (Size Uğur'un garantici bir karakter olduğunu söylemiştim :))

Peki, Ben Ne Yapıyorum?

Uğur'un yerine fazlasıyla konuştuğuma göre biraz da kendi durumumdan bahsedebilirim sanırım. Suudi Arabistan'da geçirdiğimiz 10 günün sebebi, bana oturma izni çıkartmak içindi. Fırsattan istifade edip bulunduğumuz sürede ufak çaplı keşifler de yapmaya başladık. Artık Suudi Arabistan'da yaşamak için iznim var ama çalışma iznim yok. Bahreyn'de ise teknik olarak "turist" statüsünde bulunuyorum. 30 günlük vizem bittikten sonra tekrar Suudi Arabistan'a gir-çık yapıp Bahreyn vizemi yenileyeceğim. Bahreyn'den uzun süreli vize veya oturma izni alana kadar her ay bu işlemi tekrarlamam gerekiyor. (Güncelleme: 1 senenin sonunda Bahreyn'den oturma izni almayı başardık.)

Bahreyn'de çalışma iznim olmasa bile çalışma imkanı bulabilirim. İlerleyen günlerde -kendi alanımda olmaz belki- bir yerlerde çalışma deneyimi edinmek istiyorum ama nasıl bir süreçle karşılaşacağım konusunda en ufak bir fikrim yok. Duyduğumuza göre burada "referans" adı altındaki "torpil" konusu Türkiye'den de betermiş. Evi kiraladığımız emlakçı ve apartman görevlisi dışında kimseyi tanımadığımı düşünürsek önüm çok açık(!).

(Güncelleme: İş konusunu istediğim gibi çözemediğim için kendi işimi yapmaya uğraşıyorum. Şu an okuduğunuz blog artık benim gelir kapım :))

Suudi Arabistan'da

Diğer Sorulara Kısa Kısa Cevaplar

* Umreye gitmedik, şu anda gitmeyi düşünmüyoruz, süreçler hakkında henüz bilgim yok.

* Suudi Arabistan'da oturma izni olanlar, sıraya veya çekilişe katılmadan Hac zamanı Mekke'ye gidebiliyormuş ama sadece 5 senede bir.

* Çok yeniyiz ama Bahreyn'de keyfimiz yerinde, açıkçası bu kadar mutlu olacağımızı tahmin etmiyorduk. Bununla ilgili de detaylı bir yazı yazmam şart oldu. Şimdilik cevabım şu: Evet, Bahreyn'de yaşanır, hem de çok güzel yaşanır. Bahreyn'deki yaşam hakkında çok sorulan soruların cevaplarını videoda bulabilirsiniz.

* Bahreyn'de yaşamak için Arapça bilmeye gerek yok, İngilizce bilmek yeterli fakat Suudi Arabistan'da en azından belli başlı kalıpları ve rakamları öğrenmek lazım. Yoldaki trafik tabelaları bile sadece Arapça yazıyor, geldiğimiz gibi rakamları ezberlemek zorunda kaldık. (Zorunda kalmak kötü değil aslında, yeni bir dil öğrenmeye her zaman için sıcak bakıyorum.)

* Suudi Arabistan'ı yaşamak için değil ama seyahat etmek için oldukça ilgi çekici buldum. Turizm yok denecek kadar az olduğundan dolayı saf bir kültür deneyimi yaşamak isteyenlere göre ideal yerlerden birisi olduğunu düşünüyorum. Bulunduğum her dakika yepyeni bir şey öğrendim. AVM'de oturup gelip geçeni seyretmek bile çok farklı bir his uyandırdı. Oturma iznimden faydalanarak sık sık farklı bölgelerini ziyaret etmeyi planlıyoruz.

 

"Yurt Dışında Yaşam Serisi-1: Ne İşimiz Var Suudi Arabistan'da?" yazısı hoşunuza gittiyse yurt dışında yaşam ile ilgili yazıları okumak için tıklayın.  Diğer yazılardan güncel olarak haberdar olmak için sayfanın altında bulunan formu doldurarak e-posta grubuna abone olabilirsiniz.

4 Responses

  1. Berin dedi ki:

    Merhaba Bende ayni seylerden muzdaribim 2 saattir buyuk zevkle ve kendi turumu bulmus gibicesine sevinerek okudum. pilot olabilmek icin arabistanda calismayi dusunuyorum .. riyadda bir otelde bilemiyorum bugun ogrendim carsaflami gezecegim,izinsiz otobuse binecekmiyim tek basima olacagim birde .. 28 yasindayim ..

    • kurumsalturist dedi ki:

      Merhaba. Yabancı kadınlarda izin olayı daha rahat. Tek başınıza ulaşım sağlayabilirsiniz. Zaten artık araba da kullanmanız serbest. Baş açık gezebiliyorsunuz ama abaya şart. Çarşaftan biraz daha farklı abaya. Kıyafetin üstüne giyilen uzun tunik gibi, pardesü gibi düşünün. Onu her kadının giymesi zorunlu maalesef. Çok açık görüşlü insanlar da var, kadını insandan saymayan da var. Sıkıntı yaşayacağınız yerler olacaktır ama eskisi kadar göz korkutan bir ortam yok.

  2. Ege dedi ki:

    Öncelikle gerek Instagram paylaşımların gerekse blogda verdiğin bilgilerle Arap ülkeleri hakkında genel algımın yanlış olduğunu fark ettim. Aslında senin de “asla” dediğin gibiydi fikrim ama deneyimlerinizi okudukça kendi ülkemdeki mutsuzluğu bile pozitife çevirebilecek potansiyelde olduğunu düşünmeye başladım. Son dönemde göç eden birçok arkadaşım oldu ve gidipte pişman olanı daha görmedim, umarım sizde deneme sürecinizi iyi şekilde tamamlarsınız 🙂

    • kurumsalturist dedi ki:

      Güzel dileklerin için çok teşekkürler Egecim 🙂 Bizde de durum farklı değildi, göç eden herkesten olumlu şeyler duyduk. Suudi Arabistan’ı hala bunun dışında tutsam da Bahreyn kesinlikle kafamızdaki Arap coğrafyasına benzemiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir