•  
  •  
  •  
  •  

Bereket ve zenginliğin simgesi Petra’dan, kızıl kumların arkasında gizli kalmaya mahkum olan bir Petra’ya… Doğal afetlerin insanlık tarihine nasıl yön verdiğini gözler önüne seren yerlerden birisi daha. Bir depremle baharat ve frankinsense ticaretine yön veren Nebatilerin başkenti, Bedeviler dışında yüzyıllar boyunca kimsenin uğramadığı bir bölgeye evriliyor! İyi ki 19. yy’da meraklı bir kaşif burayı fark edip gün yüzüne çıkmasına ön ayak olmuş! Ve Iyi ki biz SONUNDA, 500 sene boyunca azimle ve sabırla kumtaşına oyularak inşa edilen bu büyüleyici şehri yakından görme fırsatı bulmuşuz. Eğer Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan birisi olan Petra Antik Kenti için seyahat planı yapıyorsanız ve rehbersiz/tursuz altını üstüne getirmeyi düşünüyorsanız ihtiyaç duyacağınız detayların çoğunu bu yazıda bulacağınızı umuyorum. Ürdün seyahat planı yaparken Temel Bilgilerle Ürdün Gezi Rehberi» yazısına da göz atmanız iyi olabilir.

Şeffaflık önemli! Bu yazı bazı işbirliği linkleri içermektedir. Paylaşımlarım hoşunuza gider ve bana destek olmak isterseniz linkler üzerinden yapacağınız herhangi bir rezervasyonla, hiçbir ekstra ücret ödemeden ufak bir komisyon almamı sağlayabilirsiniz. Şimdiden teşekkürler. 

Petra Ziyareti Hakkında Genel Bilgiler

Petra Antik Kenti sabah 06.00’da açılıyor. Kalabalığı ekarte etmek, günü sonuna kadar değerlendirip en fazla yeri görmek ve güneş yakmaya başlamadan en önemli noktaları aradan çıkartmak için bu saatte giriş yapmanızı şiddetle tavsiye ederim.

Kış dönemi için içeriye son giriş saati 16.00 iken, yaz dönemi için 18.00. Ziyaretçilerden en geç 19.30’da çıkış yapmaları bekleniyor ve daha geç saate kadar kalmanın yasak olduğu söyleniyor ama gördüğümüz kadarıyla bir kontrol mekanizması yok.  Sakinlikte dolaşmak isteyenlere alternatif olarak 16.00’dan sonrasını önerebilirim.

Petra’nın; ünü yedi kıtaya yayılmış, ödemeyi yaptıktan sonra uzun uzun  dalıp gitmemize sebep olan, kanyona girene kadar “N’aptık biz?!” diye sorgulatan, akıllara zarar bir giriş ücreti var: 50/55/60 JOD 1/2/3 günlük, yani yaklaşık $70/77/84. 12 Yaş altındaki çocuklar için giriş ücretsiz. Ürdün’e gelişte THY kullanan ziyaretçilere giriş bileti %15 indirimli. Giriş biletini, ziyaretçi merkezindeki gişeden satın alabilirsiniz fakat kredi kartına komisyon alınıyor, unutmayın.

Eğer Ürdün seyahatinde ziyaret etmeyi planladığınız başka müze ve ören yeri varsa Petra ile birlikte yaklaşık 40 noktaya ücretsiz giriş imkanı sağlayan Jordan Pass almak daha avantajlı oluyor. Buraya tıklayarak» inceleyebilirsiniz.

Petra’ya Nasıl Gidilir?

Türkiye’den Ürdün’ün iki ayrı şehrine direkt uçuşlar bulunuyor: biri başkent Amman, diğeri Kızıldeniz kıyısındaki Akabe. Eğer kuzeye çıkmadan sadece Petra ve Wadi Rum görmeli bir plan düşünüyorsanız en mantıklı başlangıç noktası Akabe olacaktır. Genel bir Ürdün turu içinse Akabe’de başlayıp Amman’da bitecek şekilde bir rota çizebilirsiniz.

• Araba ile Gidiş

Bizim yaptığımız gibi araba kiralayıp gezme niyetiniz varsa 15 numaralı Desert Highway üzerinden arabayla gidiş Amman’dan yaklaşık 3 saat , Akabe’den ise yaklaşık 2 saat sürüyor. Ürdün genelinde ulaşım ve araba kiralama detayları Ürdün Gezi Rehberi yazısında olacak ama yazıyı beklemeden hemen kiralama yapmak isteyenler için yazayım: Biz rentalcars.com»‘u kullandık. Rezervasyonda ne kadar gecikirseniz fiyatlar o kadar hızlı yükselir. Kira bedelini günlük $30-$40 arasında düşünebilirsiniz. Bu fiyatların üstüne, kiraladığınız yere ve güne göre “Hafta sonu tarifesi” veya “havaalanı alımı” vb. giderler eklenebilir.

Petra girişindeki yol kenarına park etmiş taksiler ve otobüsler sizi yanıltmasın; oralara park etmek yasak. Gündüz gelirseniz zaten yer bulamazsınız; sabah erken geldiğinizde de kaldırım kıyısına park etme gafletine düşüp bizim gibi ceza yemeyin sonra. Girişe gelmeden sol tarafta veya girişi geçtikten sonra sağ yukarıda uygun park yerleri var, oraları kullanmalısınız.

• Otobüs ile Gidiş

Eğer Petra’nın girişinde bir konaklama yeri ayarlarsanız araca ihtiyaç duymazsınız.  Ürdün’de dolaşmanın en rahat yolu araba kiralamak olsa da otobüsle hareket etmek isteyenler için de seçenekleri paylaşayım: Ya biraz daha konforlu ve turistlere yönelik olan Jett Bus, ya da lokal minibüsler.

JETT Bus» firması bizim gittiğimiz dönemde sadece Amman’dan otobüs kaldırıyordu, Petra Antik Kenti önünde bırakıyordu. Eskiden Akabe’den de kaldırıldığına dair bilgiler var ama doğruluk payını bilmiyorum. Gideceğiniz dönemde tekrar kontrol etmenizde fayda var.

Lokal minibüsler yerlisi ile birlikte gittiğiniz, daha yavaş, daha az konforlu ama daha ekonomik olan yöntem. Belirli bir kalkış saatleri yok, dolunca hareket ediyor. Amman’dan kalkış noktası şehir merkezinin dışında bulunan Widhat Bus Station (South Station); Akabe’den kalkış noktası şehir merkezindeki Bus Station. Petra’dan dönüşte ise kalkış noktası Wadi Musa Bus Station. Bilet ücretleri tek yön için yaklaşık 5 JOD($7). Valiz durumunuza göre ekstra ücret talebinde bulundukları söyleniyor. Rota neresi olursa olsun son kalkış saatleri en geç 15.00-16.00 civarı. En garantili yöntem minibüse sabah saatlerinde binecek şekilde plan yapmak. Ayrıca Cuma günü çalışmadıklarını da hesaba katmalısınız.

Petra’ya Ne Zaman Gidilir?

Hava tahminlerinin 25 derece gösterdiği bir Nisan gününde bile öğle saatlerinde sıcaktan dolayı yürümekte çok zorlandığımızı düşünürsek Petra’yı yaz sıcağına kalmadan Mart-Mayıs arası ziyaret etmek doğru olacaktır. “Madem sıcak var, kışın gitsek?” diyenlerin güneş olmadığı zamanlardaki soğukluğu ve sert yağışları hesaba katması lazım. Ürdün genelindeki diğer yerleri dahil ederek bir plan yapmak isterseniz en uygun zaman Nisan-Mayıs. Alternatif olarak havanın daha serin olduğu Eylül-Kasım arasını da düşünebilirsiniz.  Fakat en doğru zamanda gitmek, yüksek otel fiyatı ve ören yerinde daha çok insan görmek demek.

Petra’da Nerede Kalınır?

Petra Antik Kenti’nin bulunduğu Wadi Musa’da ören yerine yürüme mesafesinde, hatta kapısının dibinde pek çok otel ve hostel seçeneği var». Açılış saatinde Petra’ya yürüyerek ulaşma avantajının yanısıra etrafta çok fazla restaurant bulunduğu için yemek derdi olmuyor. Fakat maalesef düşük performanslarına rağmen hostellerde bile gecelik $100’dan başlayan fiyatlar bize gereksiz pahalı geldi. Eğer arabanız varsa tepelerde ve civar köylerde bulunan bir oteli tercih edebilir, Wadi Rum’a yakın bir Bedevi kampında konaklayabilir veya Airbnb’den daire kiralayabilirsiniz.

Booking.com’dan yapacağınız rezervasyondan %10 indirim almak için bu linki»

İlk defa yapacağınız Airbnb rezervasyonundan 179TL indirim almak içinse bu linki» kullanmanız yeterli.

Biz, hem yüksek sezonda gittiğimiz hem de rezervasyon yapma konusunda çok geç kaldığımız için yer bulmakta çok zorlandık. Son çare olarak, yeni açılan ve hakkında hiç yorum bulunmayan Oak Tree Hostel’de oda ayarladık. Vardığımızda bazı çalışmalar hala devam ediyordu. Odanın anahtarını bulamadıkları için kapının kilidini komple değiştirdiler;  su kesintisi gibi durumlarla karşılaştık. Fakat iş bulamayan iki gencin bahçe içindeki bir taş evi otele çevirme girişimini çok naïf bulduk. Herkes aşırı ilgili ve özveriliydi. Kahvaltısı, odaları, ortak alanları…butik otel tadındaydı. En güzel kısmı ise kahvaltı dahil 2 kişilik oda fiyatına sadece $39 ödememizdi. Arabası olanlara kesinlikle tavsiye edebilirim. Siz gidene kadar ufak tefek eksikleri de gidermiş olurlar diye tahmin ediyorum ama yine de öncesinde yorumları kontrol edip öyle rezervasyon yapmanız iyi olur. Ne ile karşılaşacağınız hala muamma.

Petra Antik Kenti İçinde Yeme İçme

Petra Antik Kenti içinde su, çay, kahve ve atıştırmalık  ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz, Bedeviler tarafından işletilen ufak kafeleri her rota üstünde bulmanız mümkün. Ama ne yazık ki fiyatlar çok yüksek ve kalitesi aynı oranda düşük. Haa! Petra dışındaki yerlerde çok mu ucuz? Hayır ama en azından kötünün iyisi. Petra içinde 2 JOD ($2.8) verdiğimiz 1 litre suya, dışarıdaki markette 1 JOD ($1.4) verdik. Gibi…O nedenle imkanınız varsa daha Wadi Musa’ya varmadan yol üstünde herhangi bir benzinlikten bolca su ve atıştırmalık alın.

Petra Antik Kenti içindeki yemek konusu da biraz sıkıntılı açıkçası. Düzgün bir öğle yemeği için illaki bir yer bulacağımızı tahmin ediyorduk ancak sadece Main Trail bitiminde  iki adet restaurant bulabildik.Kötü değil fakat fiyatları korkunç! İkisi de sadece açık büfe servis ediyor; birisi kişi başı 12 JOD ($17), diğeri kişi başı $17 JOD ($24) standart fiyat.  O nedenle öğle yemeği için de yanınıza bir şeyler getirmenizi şiddetle tavsiye ediyorum.

Sabah erkenden alana giriş yapınca kahvaltı olayı nasıl çözülüyor, peki? Otellerin hemen hepsi, istemeniz halinde kahvaltı (ve hatta öğle yemeği) paketi hazırlıyor. Eğer Petra bölgesinde bir otelde kalıyorsanız muhakkak bu talebinizi iletin. Bu imkanı bulamazsanız, antik kentin girişinde bulunan restaurantlardan paketli yiyecek alıp yanınızda götürebilirsiniz. Ama harcamalarınızı şişirmek istemiyorsanız içerideki mekanlara bel bağlamayın.

Petra Antik Kenti Dışında Yeme İçme

Petra Antik Kenti girişinde çok fazla restaurant alternatifi olduğundan bahsetmiştim. Elbette içlerinde iyisi de var, kötüsü de. “Hesap menüde yazandan farklı geldi, kazıkçı burası.” gibi yorumlara aldanmayın.  Bütün Ürdün genelinde olduğu gibi Petra’daki mekanlarda da menüdeki fiyatın üstüne vergi ve %10 servis bedeli ekleniyor. Buna rağmen bahşiş vermenizi bekleyenler de çıkıyor tabii.O kısmı size kalmış…

Bizim için en büyük hayal kırıklığı,neredeyse her blogta tavsiye edilen Cave Bar oldu. Petra Guest House içinde bulunan barı SADECE bira içmek için kullanacaksanız ne ala! Onun dışında ne yemeği ne de kokteylleri için oturmanızı tavsiye etmem. Tam 1 saatte ve soğuk şekilde servis edilen hamburgerin yanında sipariş verdiğimiz kokteyller, hayatımızda içtiğimiz en kötü karışımdı;  benden söylemesi. Ayrıca mağara içinde bira eşliğinde günün yorgunluğunu atmaya çok heveslanmiştik ama saat 20.00’den sonra saçma bir canlı müzik başladığını görünce hevesimiz kursağımızda kaldı. 2 hamburger ve 2 kokteylden oluşan siparişimiz 37 JOD ($52) tuttu. Kredi kartı geçerli değil.

Ürdün’de yediğimiz en güzel yemekleri servis eden Mum’s Recipe Restaurant ise buradaki favorimiz. Hem otantik, hem hızlı, hem de lezzetliydi. İkimize birer tane nefis nane-limon, çorba, fattosh salatası ve bir porsiyon et yemeğinden oluşan siparişimiz toplamda 24 JOD ($34) tuttu.

Arapça yazdığı için adını bilmediğim ufak bir dönercide ucuz, hızlı fakat bütün gece mide yakan 2 adet dürüm dönere ise 9 JOD ($12.6) ödedik. Üzülerek söylüyorum ki Petra’da bulunabilecek en ucuz yemek alternatiflerinden birisiydi sanırım.

Petra Antik Kenti Rota Detayları

Her ne kadar rotaların bir kısmı için rehber tavsiyesi yapılsa da harita ve tabela takibi yapabildiğiniz sürece aşağıda belirttiğim rotaların hepsini tek başınıza yürüyebilirsiniz. Tek yapmanız gereken bilet satılan yerdeki ücretsiz haritalardan edinmek.

• Siq Trail & Main Trail

Petra Antik Kenti’ne girişten Hazine Binası’na (Treasury veya Al-Hazne olarak da geçer.) olan kanyon geçişinin olduğu yol, Siq Trail olarak adlandırılıyor. En basit ve dolayısıyla kalabalık rota burası. Günübirlik ziyaretçilerin pek çoğu, sadece bu yolu yürüyüp, Hazine Binası’nı görüp geri dönüyorlar. Yürürken hissetmeyeceğiniz derecede bir yokuş var, gidirken inip dönüşte çıkıyorsunuz. Toplam mesafe 2 km; performansınıza bağlı olarak tek yönü ortalama 30 dakikada yürüyebilirsiniz. Petra’daki her rota Siq Trail’dan sonra başladığı için burayı atlayıp başka bir yeri yürüme şansınız pek yok gibi. Eğer Petra’ya birden fazla gün ayırırsanız, üstüne bir de Petra by Night’a katılırsanız Siq Trail’ı 5-6 kez yürüyecekseniz demek oluyor.

Siq Trail’ı da içine alacak şekilde, girişten dinlenme noktalarının olduğu noktaya kadar olan toplam yol ise Main Trail olarak geçiyor. Hazine Binası’nı karşınıza aldıktan sonra sağ tarafınızda kalan ana yoldan devam etmeniz yeterli. Dümdüz ve kendini belli eden bir rota; sağlı sollu bir sürü satıcı ve yol boyunca akan bir kalabalık var. O nedenle burayı kaçırmanız kesinlikle mümkün değil. Main Trail’ı tek yön yürümeniz yaklaşık 1 saat sürecek.

• Monastery Trail

Petra’nın ikinci popüler rotası ise, Hazine Binası’na olan benzerliği ile dikkat çeken fakat ondan daha büyük olan Manastır Binası’na (Monastery veya Ad-Deir) ulaşmanızı sağlayan Monastery Trail. Fakat burası Main Trail kadar kolay değil. Ana dinlenme yerini geçtikten sonra 2.5 km kadar kayalara oyulmuş merdivenleri inip çıkmaya başlıyorsunuz. Haritada kuş bakışı mesafe kısa gibi görünse de tırmanış yaparak gittiğiniz hayli uzun ve zorlu bir yol. Sabah erken yola çıkmanın avantajı olarak gölge ve hafif serinlikte yürüyebilirsiniz. Öğleden sonra bu merdivenleri çıkmak tam bir çile! Dinlenme noktasından sonra buraya yürümeniz yaklaşık 2.5 - 3 saat sürecek.

Buranın en büyük avantajlarından birisi turistlerin uğrak noktası haline gelmemesi. Tenha mı? Kesinlikle değil! Fakat nispeten daha az kalabalık var; kayaların tepesine çıkıp o kalabalıktan da uzaklaşma imkanına ve sakinlikte uzun uzun kayaya oyulmuş bu muhteşem yapıları izleme şansına sahipsiniz.

• Al-Khubta Trail

Hazine Binası’nı tepeden gören noktayı barındırdığı için Treasury Viewpoint Trail olarak da bilinen bu rota da bol bol merdiven tırmanmalı. Kayaya oyulmuş Kral Mezarlarını gördüğünüz rota için en önemli ipucu, rotaya tersten başlamak. Neden mi?

Hazine Binası’nı tepeden görecek şekilde fotoğraf çektirme olayı, Petra içindeki bir mafya düzeni haline gelmiş. Ören yerine adım attığınız andan itibaren Bedeviler yolunuzu kesip size tepeye çıkartmak için ikna etmeye çalışıyorlar. Normalde kendi başınıza da çıkabileceğiniz rotaya rehbersiz gitmenin yasak olduğunu iddia edip önünüzü kesiyorlar, götürmek için para istiyorlar. Onları atlatmanın en rahat yolu da bu rotaya tersten başlamak. Yani Antik Tiyatro’nun karşı tarafındaki yoldan içeri girmek. Tabelaları göreceksiniz zaten. Yaklaşık 1.5 saatlik tırmanışın sonunda tepe noktasına ulaşıyorsunuz. Buradaki kafede 2 JOD ($2.8) ücretle çay-kahve molası vererek şahane manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

Kalan yolu tamamlama noktasında ise sizin oraya kadar tek başınıza geldiğinizi hemen anlıyorlar ve bu sefer de dönüş için rehber almanız konusunda ısrarcı oluyorlar. Biz geldiğimiz yolu aynen geri dönerek atlatmıştık kendilerini.

• High Place of Sacrifice Trail

Petra’da girdiğimiz en zor ve en tenha rota High Place of Sacrifice Trail oldu. Bizim için en güzel kısmı, sadece dışarıdan bakabildiğimiz Hazine ve Manastır Binalarının aksine, bu rota üstünde gördüğümüz her yapının içine girebilmemizdi. Hem çöl sıcağında ferah molalar vermiş olduk hem de kayaya oyulmuş alanları yakından inceledik. Suya en çok ihtiyaç duyduğumuz yoldu aynı zamanda.

Diğer rotalara nazaran burada yönlendirmeler oldukça zayıf ve çok fazla yol ayrımı var. Bazı noktalarda kafa karışıklığı yaşansa da bizden başka yürüyenler olduğu için onları takip ederek yolumuzu bulduk ama geç saatlerde girmiş olsaydık zorlanabilirdik. En can sıkıcı olansa, yol tarifi istediğimiz yerlisinin hemen rehberlik teklifi yapıp para istemesiydi.

Rotanın en tepe noktasında bütün Petra’yı ayaklarımızın altına aldığımız 3 km uzunluğundaki bu rotayı yürümek yaklaşık 4 saat sürebilir. Fakat git-gel yapmamızı gerektirmediği için bu süreyi iki ile çarpmanıza gerek yok.

Bizim Planımız

İki günlük bilet aldığımız Petra’ya ilk gün saat 16.00 gibi giriş yaptık. Siq Trail’I geçtikten sonra direkt Al Khubta Trail’I tamamlayıp geri döndük. Ören yerinden çıktığımızda saat 20.30 olmuştu.

İkinci gün sabah 06.30’da tekrar giriş yaptık. Siq Trail’den geçip Main Trail’I tamamlayıp doğrudan Monastery Trail’I yürüdük; ufak fotoğraf ve kahvaltı molası ile birlikte Manastır Binası’na vardığımızda saat 10.00 olmuştu. Burada yarı yatar pozisyonda 1 saat mola verdik çünkü gerçekten buna ihtiyacımız oldu. 11.00’de Monesty Trail’I geri yürüyüp 12.00'de ana dinlenme noktasına vardık ve öğle yemeği yedik. Sonrasında High Place of Sacrifice rotasına girdik. Yakıcı güneş, susuzluk ve fazla yorgunluk sebebiyle çok sık mola vermek zorunda kaldığımız için rotayı bitirdiğimizde saat 16.00 olmuştu. Üstüne bir de alandan çıkmak için Siq Trail’ı geri yürüyüp ayaklarımızı tamamen işlevsiz hale getirdik.

Petra için Kıyafet Önerileri

Ürdün genelinde uygulamanız gereken “lahana usülü” yani kat kat giyinme yöntemini Petra içinde de uygulamalısınız. Sabah 06.00 gibi girip akşam çıkma planınız varsa yüksek ihtimalle gün içinde pişecek, sabah ve akşam saatlerinde üşüyeceksiniz.

Hangi rotayı yürürseniz yürüyün rahat ve kırmızı kumla pislenmesine üzülmeyeceğiniz bir ayakkabı giymeniz şart. Rüzgarla birlikte kayalara oyulan merdivenlerin üstünde biriken kum sebebiyle zemin çok kaygan olduğu için terlik veya sandalet giyerseniz yan rotalardaki merdivenleri çıkarken zorlanabilirsiniz. Ayrıca bazı ara geçişlerdeki ısırgan otları ayakkabı ve pantolon arasında kalan bileklerimizi bile mahvetti, sandaletle dolaşmayı tahmin edemiyorum!

Petra’ya yüksek sezonda gitmeniz halinde ne giymelisiniz?

Ürdün’ün muhafazakar yönünü Petra’da kafanıza takmanıza gerek yok. Şort, tişört, tayt, askılı… aklınıza gelen her kıyafeti rahatlıkla giyebilirsiniz. Fakat asıl sıkıntı güneşin çok etkili olması. Sıcak havaya karşı benim tavsiyem, vücudu açıkta bırakan kıyafetlerden ziyade kapalı ama ince kıyafetler tercih etmeniz çünkü bütün gün güneşin altında dolaştıktan sonra ne kadar güneş kremi sürerseniz sürün, bir süre sonra açıkta kalan yerler acımaya başlıyor. Nefes alan ince bir termal tişört veya keten gömlek-pantolon bu rota için daha ideal. Sabah serinliğini ince bir ceketle geçiştirebileceğinizi düşünmeyin ve mutlaka bir montla yola çıkın.

Petra’da elbise giyilir mi? Sadece Main Trail’ı yürüyecekseniz –ki bu kadar para verip sadece bunu yapmak Petra’ya büyük haksızlık olur- elbise giyebilirsiniz. Yol toprak ama kayalara tırmandığınız bir kısım barındırmıyor. Eğer Monestry Trail ve yan rotalara gidecekseniz mutlaka trekkinge uygun bir kıyafet seçmelisiniz. Çok teknik giyinmenize gerek yok ama en basit tarifiyle, yorulduğunuzda dinlenmek için olduğunuz yere oturacağınızı düşünün. Fotoğraflarda hoş görünmesi için illaki elbise giymekte ısrar ettiyseniz yürüyemez misiniz? Yürürsünüz ama 10 dakikalık yolu 30 dakikada yürürsünüz; rahat hareket edemezsiniz ve ortama biraz absürt kalırsınız.

Çantada Ne Olmalı?

Bütün gün yürüyecekseniz kişi başı minimum 2 litre su ve atıştırmalıkları ihmal etmeyin. Kahvaltı ve öğle yemeği paketleri de hayat kurtaracak. Çöplerinizi taşımak için ilave bir poşetiniz olmalı.

Hangi mevsimde giderseniz gidin rüzgarda uçmayan bir şapka, güneş gözlüğü ve güneş kremi unutulmaması gerekenler arasında.

Gün içinde 20-25 km yürüyüşle beraber çok su kaybedeceğiniz için yüksek ihtimalle ayaklarınız şişecek ve en rahat ayakkabınız bile vuracak. Mutlaka yara bandı taşımalısınız.

Antik kentin içinde at ve eşekler koşarak hareket ettiği için çok fazla toz kalkıyor ve bir süre sonra rahatsız edici oluyor. Toz maskesi veya burun bölgesini kapatacak Buff gibi bir malzeme almanız iyi olabilir.

Petra Antik Kenti içinde uygun yerlerde tuvaletler bulunuyor fakat hijyen standartları biraz düşük. Islak mendil ve peçete ve hatta kullanıyorsanız Pürel taşımanız iyi olur.

Fotoğraf makinesini temizleyebileceğiniz fırça, özel bez gibi parçaları da yanınıza alın. İstemesenizde lensin üstü tozlanıyor, aralara toz kaçıyor. Sık sık temizlemeye ihtiyacı duyabilirsiniz.

Petra by Night Nedir?

Her hafta Pazartesi, Çarşamba ve Perşembe akşamları Siq Trail, yaklaşık 1500 tane mumla aydınlatılarak akıllara zarar bir görsel şölen sunuluyor. Gelen ziyaretçiler, Hazine Binası önündeki mumların arasında bağdaş kurup geleneksel müzik ve hikayelerden oluşan gösteriyi izleme şansına kavuşuyor ve olur da bütün şartlar mükemmel bir şekilde yerine gelirse yıldızların altında ve huzur veren sessizliğin içinde 2000 sene öncesine ışınlanıyor.  Bu etkileyici gösteriye katılmanın bedeli ise 17 JOD ($24).

Biletleri ziyaretçi merkezindeki gişeden veya bazı otellerden satın alabilirsiniz.  Önceden bilet alma şansınız yok; her gün, o güne ait biletler piyasaya sürülüyor. Sorduğunuz yerde “Bilet bitti.” uyarısı alırsanız başka yerde şansınızı  deneyin. Petra by Night’a girmek için, ayrıca gündüz bileti sahibi olmak zorunda olduğunuz söyleniyor ama bizim gündüz biletlerimizi kontrol eden olmadı.

Gelelim can sıkan detaylara…

Petra by Night için satılan biletler sınırsız. Gösterinin olduğu alanda 500 kişi de olabilirsiniz, 5000 kişi de. Biz, saat 20.00 gibi içeriye giriş yaptığımız için yere serilen kilimlerde zor da olsa oturacak yer bulduk fakat bizden sonra gelenler hep ayakta kalmıştı. Bir de sonradan gelenlerin yer bulma mücadelesi, kımıl kımıl ortada dolanan insanlar falan var…Dikkat dağıtan öğe çok!

Sakinlik arıyorsanız en geç 19.30’da ziyaretçi merkezinden içeri girmeye başlamalısınız. Daha geçe kalırsanız bırakın Siq Trail’in büyülü sessizliğini, nereye gittiğinizi bile göremeyecek bir kalabalığın içinde buluyorsunuz kendinizi. İnsanlar akın akın geliyor.

Gösteriler için ayarlanmış bir mikrofon olmadığı için sahneye ne kadar yakın oturursanız o kadar iyi duyma ve keyif alma şansınız var. Yine konu erken gelmeye bağlandı. Biz müziği rahat dinledik fakat anlatılan hikaye kısmında tek kelime bile duymadık. Ayrıca saatlere aldanmayın; başlaması 21.00’i geçiyor, bitişi de 22.00 civarında. Yani en fazla 30-45 dakikalık bir olay. Bu da demek oluyor ki erken gelmenin dezavantajı da 2 saat boş boş beklemek.

Verdiğimiz paraya değiyor mu? Bu kısmı samimiyetinize sığınarak yazacağım…Bu seyahatimize daha fazla bütçe ayırabilir durumda olduğumuz için çok canımızı yakmadı. Fakat daha kısıtlı bir bütçe ile gelmiş olsaydık vermiş olduğumuz paraya biraz üzülür ve değmeyeceği kanaatine varırdık.

Son olarak; herkese Bedevi çayı ikram ediliyor fakat bir Ürdün klasiği olarak elbette aşırı şekerli. Kilimde yer bulamazsanız muhtemelen yere oturacaksınız; kıyafetinizi ona göre seçmelisinizin. Ayrıca tripod’unuz yoksa, uzun pozlama yapmayacaksanız fotoğraf makinesini boşuna yük etmeyin derim.

Kural dışı tüyo:

Bir yerlere kaçak göçek girmeye çalışma gibi şark kurnazlıklarını hiç sevmiyorum, yapmıyorum da. Fakat Ürdün gerçekten çok pahalı ve her adımda kazıklanma potansiyelinizin olduğu bir ülke. O nedenle bu tüyoyu ben sizinle paylaşacağım, kullanıp kullanmamak size kalsın.

Petra Antik Kenti çok geniş bir alana yayılmış olduğu için güvenlik ve kontrol mekanizması çok iyi işlemiyor. Neticede içeride yaşayan Bedeviler de var. Geceyi antik kent içinde geçirmek kesinlikle yasak ama bir kaya dibinde yatıp uyusanız kimse fark etmez çünkü gün batımından sonra ortalık zifiri karanlık. Aynı zamanda, güvenlik riskinin ortaya çıktığını da göz ardı etmeyin tabii.

Biz ilk günümüzde antik kentten çıkmak için geç saate kalınca bir anda kendimizi Petra by Night’ın ortasında bulduk. Ortam ışıklandırılmış ama henüz gösteri başlamamıştı, insanlar yavaş yavaş toplanıyordu. Yürüyüşten geldiğimizi gören bazı “görevliler”, önce Petra by Night’ın ne olduğunu anlatıp kullanılmış biletleri satmaya çalıştı. Alakasız bir adama para vermektense doğru düzgün giriş yapmayı tercih ettiğimiz için çıkışa geçtik. Fakat dönüş yolunda Siq Trail o kadar kalabalıktı ki onların arasına karışıp Petra by Night’a geri dönebilirdik. Giriş biletlerinin koçanı yok, girerken toplanıyor ve size bir şey kalmıyor. Yani gösteri esnasında birinin gelip bilet sorması durumu söz konusu değil. Bilginiz olsun.

Petra Antik Kenti için Son Tavsiyeler

• Main Trail boyunca ulaşım için kullanılan atları göreceksiniz. Normalde aldığınız bilete bu atların kullanımı da dahil olduğu için sürücüler hemen sizi ata bindirmeye çalışıyor. Fakat aslında hepsi bahşiş karşılığında hareket ediyor, bu bir. İkincisi, bu atlar yürümekte sıkıntı çeken yaşlı veya bebekliler için var. Bu kalabalıkta nasıl muamele gördükleri de muamma. İmkanınız varsa kullanmamanızı rica ediyorum.

• Monastery Trail ve diğer yan rotalardaki taşımacılıkta ise eşek ve katırlar kullanılıyor fakat durumları o kadar kötü, o kadar bakımsız, o kadar yara bere içindeler ki yüreğinizin parçalanmaması imkansız. Bu hayvancağızları kullanarak gitme niyetiniz varsa hiç gitmeyin daha iyi. Çok çok zor bir durumda kalmadığınız sürece (örn: ayağınızın kırılması vs.)  lütfen binmeyin.

• Petra’nın dışı, yani oteller bölgesi ve Wadi Musa dik yokuşlardan oluşan bir bölge ve yürümek için oldukça zorlayıcı. Arabasız gelip antik kente uzak bir otel ayarladığınız zaman taksi ile ulaşım sağmalak zorunda kalacağınızı bilmelisiniz.

• Petra, bir hafta ayırsanız bile her köşesini gezip bitiremeyeceğiniz büyüklükte bir antik şehir. Vakit sınırınız varsa gündüz Main Trail, Monestry Trail ve isterseniz akşamına Petra by Night’ı yapacak şekilde bir tam gün ayırmanız genel olarak yeterli. Fakat trekking’e ilgiliyseniz, tarih kokan kayaların arasında girip çıkmaktan zevk alıyorsanız, “O kadar para verdik, sonuna kadar kullanalım.” diyorsanız minimum iki gün geçirmelisiniz.

• Go Petra veya Visit Petra aplikasyonlarını kullanabilirsiniz. Ben verim alamadım ama belki sizin işinize yarar.

• Kaldığımız otel de dahil olmak üzere çoğu yerde kredi kartı geçmiyordu. Bol nakit bulundurmakta fayda var.

"Petra Antik Kenti: Rota Detayları ve İpuçları" yazısı hoşunuza gittiyse tüm Ürdün yazılarını okumak için tıklayın. Diğer yazılardan güncel olarak haberdar olmak isterseniz sayfanın altında bulunan formu doldurarak e-posta grubuna abone olabilir veya sosyal medya hesaplarımı takip edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir