•  
  •  
  •  
  •  

Eğer bir şair olsaydım, sanırım en güzel şiirimi Namibya'da yazardım; bir müzisyen olsaydım en dokunaklı bestemi icra ederdim; bir ressam olsaydım en göz alıcı resimleri yapardım burada...Oysa ben, sadece sıradan bir seyahatseverim ve bu coğrafyada karşılaştıklarımı düşününce karnımda uçuşan kelebeklerin etkisiyle uyurken bile gülümsemenin ötesine geçemiyorum. Öyle bir ülke ki burası, şimdiye kadar gördüğüm hiçbir yere benzemiyor; her seyahat sonrası kurduğum "İyi ki"li cümleler, söz konusu Namibya olunca sabahtan akşama her nefes alışta duyulan şükrana dönüşüyor. O nedenle ilk defa, gezi rehberi yazmadan önce sadece ülke hakkında kısaca yazmak, bir nevi girizgah yapmak istiyorum.

BU YAZILAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

Namibya Hakkında

"Namibya" adını ilk kez ne zaman duyduğunuzu hatırlıyor musunuz? Angelina Jolie ve Brad Pitt'in çocuğunun doğum yeri olarak hafızanızda yer etmiş olabilir mi? Namibya'da yaşayan fokların derisinden imal edilen ve hayvanseverlerle utanmazca dalga geçen Türk giyim markası "Fok You" aracılığıyla tanımış olabilir misiniz? Belki sinema sektörünü yakından takip ediyorsunuz ve 2001: A Space Odyssey, Mad Max:Furry Road, 10,000 BC gibi filmlerin Namibya'da çekildiğini adınız gibi biliyorsunuz. Veya benim gibi, vahşi doğa odaklı belgesellerin ana vatanı olarak öğrendiniz bu büyüleyici ülkeyi. Namibya'yı hangi yönüyle tanıdığınızın hiçbir önemi yok, pek çok "ilk"i ve "en"i barındıran bu coğrafya, ziyaret edilmeyi fazlasıyla hak ediyor.

Cape Cross

Büyük bir alanı Namib ve Kalahari Çölü'nden oluşan, aynı zamanda Caprivi Şeridi gibi yemyeşil bir alanı barındıran, Atlas Okyanusu'nun dibinde olmasına karşın susuzluk çeken, yılın ortalama 300 günü güneş gören Namibya, akıllara durgunluk veren coğrafi güzelliklerinin içerisinde barındırdığı doğal hayatı ile son yıllarda eko-turizmin merkezlerinden birisi haline geldi. Bizim için de bu doğal güzellikleri bozulmadan yakalamak kaçınılmaz oldu. Cape Town'dan yola çıkıp Richtersveld Ulusal Parkı'ndan geçerek giriş yaptığımız ülkenin başkenti Windhoek'i hiç görmesek de eksikliğini hissetmedik. Şehir merkezleri dışında karşılaştığımız her manzara bizi kendine hayran bıraktı.


"NAMİBYA'DA KONAKLAMA: YILDIZLARA DOKUNMAK İSTER MİSİNİZ?" YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ. 


Namibya'nın 'En'leri

* Namibya'da kilometrekareye düşen insan sayısı yaklaşık iki, dolayısıyla nüfus yoğunluğu bakımından dünyanın en tenha 2. ülkesi. Bu özelliğini, seyahat edenlere sonuna kadar hissettiriyor. Bazen yol kenarında karşılaştığımız tek canlı türü antilop oldu. Gece hiçliğin ortasında Samanyolu'nu en net gördüğüm, doğadaki sessizlik sayesinde kalp atışlarımı dinleyebildiğim bir cennet burası.

* Ülkeye adını veren Namib Çölü, dünya üzerindeki en yaşlı çöl. Hiç kimse net rakamı tam olarak bilmese de bilim adamları en az 1 milyon yaşında olduğunu düşünüyor. Bunun en büyük ispatı ise, içerisinde barındırdığı demirin zamanla renk değiştirmesi ile oluşan, fotoğraf çekmelere doyum olmayan kızıl kumlar. Buraya gelene kadar sadece yeşil sevdiğimi düşünürdüm, çöl manzarasının huzur verebildiğini burada öğrendim.

Deadvlei


"NAMİBYA'DA GEZİLECEK YERLER" YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ. 


* Yüksekliği 300 metrelere ulaşan, dünyanın en büyük kumulları Namib Çölü'nde bulunuyor. Bir zamanlar dünyanın en yüksek kumulu olarak tanınan Big Daddy, madalyasını 383 metre yüksekliğindeki Dune 7'a kaptırmış; dünyanın en fotojenik kumulu ise Dune 45. Namib Çölü üzerindeki kumulların çoğu koruma altında olmasına karşın Big Daddy ve Dune 45'e tırmanma, Swakopmund'daki kumullarda ise sandboarding veya ATV ile çöl safarisi yapma imkanı burayı daha da cazip kılıyor.

* Dünyanın en eski ve Grand Canyon'dan sonraki en büyük kanyonu olan Fish River Canyon, bu topraklarda yer alıyor. Kendine güvenen ve tamamen doğanın kucağında bir deneyim yaşamak isteyenler, kanyonun nefes kesen 5 günlük yolunu yürüyorlar.

Fish River Canyon

* Serbest gezen çita popülasyonunun en yoğun olduğu ülke olarak bilinen Namibya'da yaklaşık 3000 civarında çita olduğu tahmin ediliyor. Bizim Sivas Kangalı ise bu sayının korunmasında baş rolü oynuyor. Nasıl mı? Bir dönem, hayvanlarını telef ettiği gerekçesiyle, gördüğü çitaları avlayan Namibyalı çiftçiler çareyi sürünün başına Sivas Kangalı koymakta bulmuş. Olağanüstü bir bekçi köpeği olan bu ırk; keçileri çitalardan, çitaları ise öldürülmekten koruyor. Ülkede geçirdiğim 2 haftalık sürede karşılaştığım tek kedi türü dişi aslan olsa da bir gün tekrar Namibya'ya geleceğimi ve o zaman çitalara da sessizce selam vereceğimi biliyorum.

Etosha Milli Parkı

Namibya'nın 'İlk'leri

* Adını bir çölden alan ilk ve tek ülke olan Namibya, eski bir Alman sömürgesi. Daha sonrasında Güney Afrika mandası olan ülke, 1990 senesinde tam bağımsızlığını kazanmış ama topraklarının bir kısmı hala yabancıların elinde. Yol kenarlarında gördüğüm bütün arazilerin çitle çevrili olması ister istemez bir merak uyandırıyor. Sebebi, büyük çoğunluğunun özel mülk oluşu.

* 20. yy.'da Almanların ilk soykırımı bu topraklarda gerçekleşiyor, Herero ve Nama kabilesinden yaklaşık 75.000 kişi öldürülüyor. Kafalarına taktıkları değişik şapkalarla tanınan Herero kabilesi üyelerine Etosha Milli Parkı, Swakopmund, Spitzkoppe gibi turistik bölgelerde rastlamak mümkün. Hala geleneksel kıyafetlerle dolaşmalarının altında yatan sebebin yapılan soykırıma dikkat çekmek olduğu söylenir.

Namibya

Solitaire

* Afrika'nın ilk insanları kabul edilen San kabilesi (Bushman) üyelerinin bir kısmı hala Namibya'da yaşıyor. 'Tanrılar Çıldırmış Olmalı' filmiyle tanıdığım bu kabileyi ziyaret etme fırsatım olmadı ama Namibya'ya tekrar gelme sebeplerim arasına eklendi.

* Çevre ve doğa korumasını yasal zorunluluk haline getiren Afrika'daki ilk ülke. Bu sebeple topraklarının yarısına yakını koruma altında.

Namibya

Etosha Milli Parkı

Genel İzlenimler

Namibya, Afrika'nın en güvenli ve sakin ülkelerinden sayılıyor. Refah seviyesi de nispeten yüksek ancak Angola ve Botsvana sınırına yaklaştıkça kırsal kesimde çehre biraz değişiyor, kafalarda kurulan Afrika siluetine yakın görüntülerle karşılaşmak mümkün. Kuzeye doğru ilerledikçe değişen tek olgu yaşam standardı değil, hava şartları ile birlikte fauna ve flora da hatırı sayılır derecede farklılaşıyor; göz kamaştıran çöllerin yerini aşina olduğumuz toprak ve ağaçlar alırken yaşayan insan sayısı da artıyor, vahşi hayvan sayısı da.

Gerek yolların büyük bir kısmının toprak oluşu, gerekse kış mevsiminden ötürü çölde kesintisiz rüzgara maruz kalmamız sebebiyle Namibya, ömrümdeki en tozlu yolculuk oldu. Ne yaparsam yapayım hiçbir şekilde temizlenmeyen çöl kumları çantamın, fotoğraf makinemin, yemeklerin, giymediğim kıyafetlerin bile içinde gezindi; böylece bana Afrika'da yıkamanın ve yıkanmanın gereksizliğini bir kez daha hatırlattı.

Namibya

Fish River Canyon

National Geographic'e göre Namibya'da yaşayan insanların %40'ı tuvaletini açık havada yapıyor. Seyahat esnasında yol üzerinde neredeyse hiçbir yerde umumi tuvalet bulamadığımız için biz de çekinmeden bu insan kitlesine dahil olduk. Bu bilgi ile gözünüzün önünde hemen Hindistanvari bir manzara oluşmasın. Özellikle şehir merkezleri çok temiz ve düzgün. Ülke genelinde sıtma riski çok düşük, Etosha'ya gelene kadar tehlike arz eden bir durum söz konusu değil. Fakat AIDS için benzer kelimeleri kullanmak zor, hala ülkedeki ölüm sebeplerinin başında geliyor.

Son olarak...

Orange River'da yaptığımız kano turu, dünyanın en karanlık bölgelerinden birisi olan Namib Rand Koruma Alanı'nda karşılaştığımız gökyüzü ile kendimizden geçmemiz, bu gezegene ait olmadığını düşündüğüm sonsuzluğa uzanan kızıl kumullar ve bu kumulların arasında kuruyup kalmış bir göl manzarası, Spitzkoppe'nin nefes kesen gün batımı, maceranın başkenti Swakopmund'da skydiving,  Etosha Milli Parkı'ndaki benzersiz safari deneyimi ve daha niceleri ile birlikte Namibya, hayatımdaki unutulmazlar arasındaki yerini aldı.

Namibya

Orange River

"Namibya: Afrika'da Gerçeküstü Bir Yolculuk" yazısı hoşunuza gittiyse Namibya ile ilgili yazıları okumak için tıklayın.  Diğer yazılardan güncel olarak haberdar olmak için sayfanın altında bulunan formu doldurarak e-posta grubuna abone olabilir veya sosyal medya hesaplarımı takip edebilirsiniz.

3 Responses

  1. Kasım 21, 2017

    […] “NAMİBYA: AFRİKA’DA GERÇEKÜSTÜ BİR YOLCULUK” YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ.  […]

  2. Kasım 21, 2017

    […] “NAMİBYA: AFRİKA’DA GERÇEKÜSTÜ BİR YOLCULUK” YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ. […]

  3. Kasım 24, 2017

    […] “NAMİBYA: AFRİKA’DA GERÇEKÜSTÜ BİR YOLCULUK” YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ. […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir