HAKKIMDA

1. Aydınlanma

Küçüklüğümde, dedemler ile birlikte her yaz tatilinde farklı bir yere kampa giderdik. Bu tatiller beni o kadar heyecanlandırırdı ki seyahate 1 hafta kala burnum kanardı. (Damarda çatlağı olanlar iyi anlar halimden.) Hiç yazlığımız olmadı tabii. Çocukken nerede olduğumun bir önemi yok, deniz olsun yeter. Ama ergenliğe geçişte yazlığı olan arkadaşlarıma ufaktan imrenmeye başladım; herkesin yazlıktan komşusu var, aşkı var, okullar kapanınca nereye gidecekleri belli… Bir gün dayanamayıp, hafif isyankar bir tavırla anneme sordum: “Bizim niye yazlığımız yok yeaa?!” diye. Verdiği cevap tam olarak şuydu: “Gerçekten her yaz aynı yere gitmek istediğinden emin misin? Sıkılmayacak mısın?”

2. Aydınlanma

Benim üniversite okuduğum zamanda, çoğu tasarım öğrencisinin hayali İtalya’ya gitmekti. Biraz zorlama da olsa bu hayalime kavuşmayı başardım. 6 ay Torino’da Erasmus öğrencisi olarak bulundum. Bu sürede, biri İtalya içinde, diğeri Orta Avrupa’da olmak üzere 2 kez Interrail yaptım. Tren istasyonlarında yatıp kalktım, umumi tuvaletlerde saçımı yıkadım, Mc Donald’s’ a bile verecek param olmadığı için peynir-ekmekle karnımı doyurdum ve gördüm ki yurt dışında gezmek için çok büyük paralara ihtiyaç yokmuş.

3. Aydınlanma

Çalışma hayatına atılıp ekonomik olarak rahatladıktan sonra, üstüne bir de keşfetmekten en az benim kadar keyif alan birisiyle beraber olunca daha konforlu tercihler yapmaya başladık. İlk adımı balayında attık. Dedik ki: “Balayı bu, bir kere gideceğiz. Gerekirse düğün yapmayalım ama şartları zorlayalım.” ve soluğu Maldivler‘de aldık. Romantizmi filan bir kenara bırakıyorum, karşılaştığımız manzara ağzımızın suyunu akıttı. Ne işimiz varmış senelerce Avrupa’yı gezmeye uğraşmışız? “Tropik” denen bir kavram varmış.

4. Aydınlanma

Sri Lanka‘da Sigiriya Aslan Kayası’nın tepesine ulaşmak için 1200 basamak tırmanırken, yarı yolda kalan insanlarla karşılaştık, çoğu yaşlıydı. Düşünsenize, oraya kadar yol katediyorsunuz fakat enerjiniz yetmediği için görülmesi gereken alanı göremeden geri dönüyorsunuz. O an bir karar aldık; şu an küçük bir çocuğumuz olsaydı, bir hastalığımız olsaydı veya 60 yaşında olsaydık nereye gidemezdik? Hah! İşte önce oralara gitmemiz lazım.

5. Aydınlanma

Masai Mara’dan Serengeti’ye Büyük Göç’ü kovalamak için gittiğimiz safaride, dünya turuna çıkan Avustralyalı bir çiftle tanıştık. Kuzey Avrupa’dan başlayıp Afrika’ya kadar inmişlerdi. “En çok nereyi beğendiniz?” diye sordum. “Kapadokya hayatımızda gördüğümüz en egzotik yerdi. Kesinlikle bir numara.” dediler. Utandım, cevap veremedim, çünkü ben daha Kapadokya’yı görmemiştim. Dünyayı gezmeye çalışmak iyiydi, güzeldi de burnumuzun dibini bilmeden yaşamak ayıptı.

Şimdi…

Eşim Uğur ile birlikte kısa tatillerde ülkemizi keşfetmeye çalışıyorum, uzun tatillerde ise bizi en çok zorlayacak noktaları tercih ediyorum. Yeni aydınlanmalar yaşamak için heyecanla ve umutla bekliyorum yani. Bir taraftan da Bahreyn ve Suudi Arabistan çizgisinde gidip gelen yeni yaşantımıza adapte olmaya çalışıyorum. Tecrübelerimi blogda paylaşmaktan muhteşem keyif alıyorum. Hikaye anlatmayı pek beceremediğim için genellikle bildiklerimi dümdüz yazıyorum. Benim seyahat öncesi hangi bilgilere ihtiyacım oluyorsa ben de onları aktarıyorum. İyi olana “İyi.”, kötü olana “Kötü.” derim. Kamp, trekking, snowboard, tüplü dalış ve biricik kızım Luffy olmazsa olmazlarım. En büyük hayalim Amerika’da hortum avına çıkmak. Bu arada, bir süre önce kurumsal hayata veda ettim, isim de böyle kaldı ama 🙂 Son olarak, “Bu seyahat blogları da mantar gibi türedi.” minvalinde yorumda bulunanları fena kınıyorum. Lütfen insanların hobilerine karışmayın. ( Bu konuda içimi döktüğüm yazımı okumak isterseniz burada.)

Blogda her hafta en az bir yazı yayımlıyorum. Bu yazılarımdan güncel olarak haberdar olmak isterseniz Instagram hesabımı takip edebilirsiniz tabii ki ama ben en çok Facebook sayfam beğenilince mutlu oluyorum.