•  
  •  
  •  
  •  

"Bu kış ben de denemek istiyorum!" Konu, kayak veya snowboard yapmaktan açıldığı zaman mutlaka birinden bu cümleyi işitiyorum. Bu arzuyu senelerce ağzına sakız eden bir hayalperest olmaktan çıkıp artık planlarınız arasına almayı kafaya koyduysanız okumaya başladığınız yazı tam da sizin için. Niyetiniz günübirlik bir kaçamak veya uzun soluklu bir kayak tatili olabilir; bahsi geçen konuların her iki plan için de işinize yaramasını umuyorum.

BU YAZILAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

Pist Haritası Okumak İçin Bilmeniz Gerekenler

Amatör de olsanız, bir kere denedikten sonra kış mevsiminde dağa gelmeye tövbe edecek de olsanız bulunduğunuz kayak merkezine ait pist haritasını okuyabilmeniz gerekli. İlk etapta acemi pistinde öğrenmeye odaklı hareket edeceğiniz için kaybolma sorunu yaşayacağınızı düşünmüyorum fakat yine de hangi lift nereye gider, nerede ne var...baktığınız anda görebilmeniz lazım.

Okurken "pist nedir, lift nedir?" diye düşünenler olduysa kısaca onlardan da bahsedeyim. Kayak merkezinin kurulu olduğu dağ yamacında kayak, snowboard veya herhangi bir dağ sporunun (heliski veya kızak da olabilir) yapılmasına yönelik düzenlenmiş alanlara pist deniyor. Yurt dışındaki kayak merkezlerinde trail veya piste isimlerine denk gelebilirsiniz. Pist sınırları bayraklar, tabelalar ve renkli direklerle belirlenmiş olur ve kar ezme makineleri (snowcat) ile düzleştirilerek kaymaya uygun hale getirilir. Ayrıca düzenli bakımları yapılır; mesela tehlike arz eden taşlar temizlenir. Bazı pistlerde bulunan suni kar makineleri ile piste kar doldurulabilir, böylece hava şartları uygun olmasa da kayak yapılabilecek bir ortam sağlanır. Bu elbette ideal senaryo; maalesef Türkiye'deki kayak merkezleri bu şartları yerine getirme konusunda biraz sıkıntılı.

Belirlenen pistlerin dışında kalan yerlere ise off pist (backcountry veya slackcountry) deniyor. Özellikle snowboard yapanlar arasında sıkça duyacağınız bolkar, pist dışında kalan alanlarda ezilmemiş, doğal kalan karın ismidir. Piste göre biraz daha farklı tekniklerle kaymayı gerektirdiği için ilk denemenizde bolkara girme gibi bir çılgınlık yapmayacağınızı varsayıyorum. Bir pistin başlangıç noktasına taşıyan mekanik aletlerin geneline ise lift deniyor. Şimdi biraz bunların detayına inelim.

* Zorluk Derecesine Göre Pist Sınıflandırması

Amatör bir kayakçı mahsur kalmasın, profesyonel olan da havaalanı gibi düzlükte sıkıntıdan patlamasın diye pistler, zorluk derecesine göre sınıflandırılır ve pist haritasında gösterilir. Bu zorluk derecesi genel olarak pistin eğimine göre belirlenir ama bazı kayak merkezlerinde pistin darlığı da etken olabiliyor.

Pistler Amerika, Avrupa, Avustralya, Japonya vb. bulunduğu bölgeye göre farklı farklı sınıflandırılıyor. Bu yazıda sadece, Türkiye'de de uygulanan Avrupa sınıflandırmasından bahsedeceğim.

Yeşil: En kolay pist tipidir. İlk defa deneyenler veya çok acemi olanlar için ayrılan bu yeşil pist, her kayak merkezinde bulunmayabilir.

Mavi: Yeşil pistin olmadığı kayak merkezlerindeki acemi pistidir. Pist oldukça geniştir ve eğimi %25'i geçmez. İlk defa kayak yapacaksanız veya başlangıç aşamasındaysanız mavi pistlerden kayabilirsiniz.

(Fotoğraf kaynağı: pixabay.com)

Kırmızı: Orta seviye kayakçı pistidir. Mavi pistler kadar geniş değildir ve eğim %40'a kadar çıkar. İlk defa kayak tatili planladıysanız ilk günden kırmızı pistte kaymanız biraz zor olsa da öğrenme durumunuza göre ilerleyen günlerde kırmızı pistleri deneyebilirsiniz fakat öncesinde pisti bilen birisine danışmanızda fayda var.

Siyah: İleri seviye kayakçılar için ayrılmış pistlerdir. Pistin zorluk durumu değişkenlik gösterebilir; bazen kırmızı pist eğiminde olsa da darlığı ve yan tarafında bulunan uçurumdan dolayı sadece ileri seviye kayakçılar için uygun olduğu için siyah olarak sınıflandırıldığı olur. Yukarıda bahsettiğim pist bakımındaki ideal olmayan senaryodan nasibini alanlar genellikle siyah pistlerdir. Düzenli ezilmediği için kısa sürede mogul adı verilen tümsekler oluşabilir. (Mogul'de kayma ayrı bir teknik gerektirdiği için bazı kayak merkezlerinde özellikle bırakıldığı da olur ve pist haritasında belirtilir.)

Bir de Türkiye'deki kayak merkezlerinde olmayan, sadece işin uzmanlarının kullanabileceği double-triple black diamond sınıfı, aşırı zor pistler vardır. Sizin şimdilik bilmeniz gereken; ilk gün yeşil ve mavi pistlerde olmak, ilerleyen günlerde de kırmızı pist seviyesinin üstüne çıkmamak ve off pisti kullanmamak.

* Lift Çeşitleri

Telesiyej (Chairlift): Neredeyse tüm kayak merkezlerinde görmeye aşina olduğunuz telesiyejler için "Eski tipleri hayata küstürürken yeni tipleri zevkten dört köşe yapan oturaklı makine sistemi" diyebiliriz kabaca. Üstten bir raya bağlı olarak hareket eden banklar serisinden oluşur. Eski tipler genellikle 2-3 kişiliktir; üstü açıktır, dolayısıyla tepeye çıkarken çok üşütür ve daha yavaş hareket eder. Yeni tipler ise 2-8 kişi arasında değişiklik gösterir; çoğunda üstten kapanan bir rüzgar önleyicisi vardır, hatta kimisinde koltuklarda ısıtma sistemi mevcuttur. Türkiye'de 8 kişilik olanından göremesem de Erciyes'te 6 kişilik versiyonunun uygun hava ve pist koşullarında çalıştığına denk geldim.

Telesiyeje binerken ne yapmanız gerektiği hakkında teknik konulara girmeyeceğim. Uyarmak istediğim tek nokta, yoğun bir telesiyej kuyruğu varsa mümkün olduğu sürece seri hareket ederek oturakları boş göndermemeye çalışın. Özellikle 2 kişilik telesiyejlerde tek başına gitme arzusu veya daha geniş kapasiteli olanlarda sadece arkadaş grubuyla olma isteği, var olan yoğunluğa daha da yoğunluk katıyor maalesef. Tanımadığınız insanların yanına oturup gitmenizde hiçbir sakınca olmadığını unutmayın.

6 kişilik, yeni tip telesiyej (Fotoğraf kaynağı: pixabay.com)

Teleski: Kayak ekipmanlarınız ile birlikte raya bağlı bir çubuğa tutunduğunuz zaman, sizi çekerek yukarı doğru çıkaran sistemlerin geneline teleski deniyor. Bunların iki tipi mevcut: Biri, uzun bir çubuğun ucunda yuvarlak bir çıkıntı bulunan ve tek kişilik olan Button Lift; diğeri ise ters bir T harfi şeklinde ve iki kişilik olan T-Bar. Genel mantık; çubuğun ucunu bacaklarınız arasına alıp (veya kayakçıysanız destek olacak şekilde poponuza dayayıp) çubuktan tutunarak pist başına çıkmak. Acemiler için kullanması biraz zor, ilk denemelerinizde düşme ihtimaliniz var. Unutmayın ki kayak merkezinde düşmek ayıp veya rezil olunacak bir durum değil. Düştüğünüz zaman tek yapmanız gereken, arkadan gelenin size çarpmaması için hızlı bir şekilde kenara çekilmek.

T-Bar (Fotoğraf kaynağı: pixabay.com)

Button Lift (Fotoğraf kaynağı: pixabay.com)

Gondol (Gondola-Telekabin): Türkiye'deki kayak merkezlerinde "teleferik" olarak adlandırılan kapalı taşıma sistemi. Kayak veya boardları çıkartarak binmek zorunda olduğunuz gondollar bizde 8-10 kişi kapasiteli; kabin dışında, ekipmanları yerleştirecek bölmeler mevcut ve tüm kabinlerde oturarak gitme imkanınız var. Fakat Avrupa'daki diğer tesislerde ayakta durarak gittiğiniz, kapasitesi 30 kişilik olan tipleri de kullanılıyor. Gondolla çıkmak, teleski ve telesiyeje göre konforlu olmasından ötürü daha fazla tercih edildiği için biniş sırasında yoğunluk olabiliyor.

Gondol (Fotoğraf kaynağı: pixabay.com)

Funitel: Tip olarak gondol ile aynıdır fakat tepeden iki ayrı tel ile bağlı olduğu için daha sağlam ve rüzgara karşı daha dayanıklıdır. Avrupa'daki kayak merkezlerinde yaygın olarak kullanılmasına rağmen ülkemiz henüz bu teknoloji ile tanışmadı bildiğim kadarıyla.

Tram (Cable Car): Yine ülkemizde olmayan fakat Avrupa'da yaygın kullanılan bir sistem; bu nedenle Türkçe'de kullanılan isimlerini bilmiyorum. Kullanım olarak gondoldan hiçbir farkı olmayan tram'lerin tek farkı çalışma prensibi. Gondolda bir hat etrafında dönüp duran kabinler varken, tram'de aynı hat üzerinde inip çıkan bir kabin bulunur.

Yürüyen Bant (Magic Carpet): Adından da anlaşılacağı üzere, acemi pistinde bulunan ve özellikle çocukların kullanımına yönelik tasarlanmış olan, üzerinde dikilirken sizi yukarı doğru taşıyan mekanik sistem.

Tram (Fotoğraf kaynağı: pixabay.com)

Yürüyen Bant (Fotoğraf kaynağı: pixabay.com)

Kayak Tatili Planı Yaparken İşinize Yarayacak Terimler

Skipass: Kayak merkezinde bulunan liftleri kullanmanızı sağlayan karta skipass (veya lift pass) adı verilir. Gittiğiniz tesise göre değişmekle birlikte skipass, herkese verilen standart bir kart olabileceği gibi (yani yarım gün birisi, günün kalanında başka birisi kullanabilir) fotoğrafınızla birlikle adınıza düzenlenen bir kart da olabilir. Bazı tesislerde yeşil pisti kullanmak için skipass ihtiyacınız yoktur. Eğer ilk defa gidiyorsanız ve bir gününüzü sadece acemi pistinde geçirecekseniz skipass almadan önce, boşuna para vermemek adına detayı öğrenmenizde fayda var.

Bir kayak tatilinin veya günübirlik bir kayak turunun maliyetini belirleyen en büyük kalem skipass ücretidir. Maalesef Uludağ, Kartalkaya gibi popüler kayak merkezlerinde günlük skipass ücretleri oldukça yüksek. Onu göz önüne alarak yurt dışındaki bir merkezde de aynı fiyatlara kış tatili yapabileceğinizi söylemeliyim.

Çoğu kayak merkezinde skipass için farklı alternatifler sunuluyor; günlük, 4 saatlik, 7 çıkışlık, 15 çıkışlık vb... Günübirlik bir skipass almadan önce diğer alternatifleri de kontrol edip ilk gün için en düşük olanı almanızı tavsiye ederim çünkü hızlı hareket edemediğiniz ve çabuk yorulduğunuz için liftleri çok fazla kullanamayacağınızı tahmin ediyorum.

Après-ski: Pistlerde kayarak geçirdiğiniz bir günün devamında yapılan aktivitelerin tümüne, Alpler'de yaşamıyoruz ama Apres-ski diyoruz. Üstünüzü başınızı değiştirmeden, botlarınızda biriken karı silkelemeden soğuğa inat kendinizi yorgunluk birası içmeye verebilirsiniz; yemek üstüne canlı müzik eşliğinde dans edebilirsiniz; şömine başında sıcak şarabını yudumlayan insanların arasına karışabilirsiniz veya sadece hot tub'a girip kafanızı dinleyebilirsiniz. Kayak sonrasında yapılan her şeyi après-ski kategorisinde koymak mümkün. Özellikle Avrupa'da kayak tatili için otel seçimi yaparken après-ski olanaklarına göre tercih yapmak daha keyifli vakit geçirmenizi sağlar.

Apres ski partisinden bir kare (Fotoğraf kaynağı: lafoliedouce.com)

Ski in ski out: Pistin yanında veya üstünde bulunan, misafirlerine piste kayarak ulaşım sağlama imkanı veren konaklama merkezlerinin barındırdığı bu özelliğe ski in ski out deniyor. İdeal bir ski in ski out otelde olması gereken şudur: Binadan çıktığınız gibi kayarak (veya hemen dibindeki lifte binerek) piste ulaşırsınız; gün bitiminde de kayarak otele geri dönersiniz.

Chalet: İsviçre Alpleri'nin kayak yapanlara kazandırdığı bir başka terim...Dağ eteklerinde bulunan ahşap evlere verilen ad. Otele alternatif olarak, özellikle kalabalık arkadaş grubu ile yapılan kayak tatili planlarında chalet kiralamanın çok daha ucuza geldiğinizi göz önüne alırsak aklınızın bir köşesine yer etmesinde fayda var.

kayak tatili

Kayak veya Snowboard Yaparken Ne Giymeli? - Kıyafet Seçimi

Kayak sporunu ilk defa deneyecekseniz, sevip sevmeyeceğiniz konusunda en ufak bir fikriniz yoksa ve biraz maddi kaygı taşıyorsanız aşağıda sıralayacağım eşyaların hepsini satın almanıza gerek yok. Her şeyin kendinize ait olmasını istiyor ve "Kayak kıyafetleri nereden alınır?" diye düşünüyorsanız online alışverişin yanısıra büyükşehirlerde bulunan SPX, Decathlon, Quicksilver-Roxy, Tchibo, Intersport gibi mağazalardan faydalanabilirsiniz.

* Termal İçlik

Kayak veya snowboard yaparken hayat kurtaran kıyafet, elbette termal içlik. Hem üst hem de alt için kullanabileceğiniz içliğin amacı sadece sizi sıcak tutmak değil, aynı zamanda nefes alabilen yapısı sayesinde hasta olmanızı bir nebze olsun önlemek. Kayak ve snowboard, çok efor sarf ettiğiniz ve dolayısıyla terlediğiniz bir spor. Hele bir de güneş varsa -15 derecede, üstünüzdeki her şeyi çıkarıp atmak istediğiniz zamanlar gelebilir. Hareket halindeyken hissetiğiniz sıcak basması, dinlenirken veya liftlerle yukarı çıkarken yerini titremeye bırakacak. Özellikle yurt dışındaki kayak merkezlerinde tişörtle kayan çılgın Ruslara filan aldanmayın; çocukken terlerse diye sırtına havlu koyulan bir nesil olarak termal içlik giymeyi ihmal etmeyin.

Eğer çok terleyen bir yapınız varsa kalın bir termal içlik yerine, örneğin koşu için üretilen termal içliklerden de giyebilirsiniz. Önemli olan, üzerinize giydiğiniz kıyafetin pamuklu olmaması ve nefes alan bir yapıya sahip olması. Yaşadığınız yerde veya Prag gibi kış mevsimini çok sert yaşayan bir şehre seyahetteyken de kullabileceğiniz için kayak tatili öncesinde termal içliği satın almanızı tavsiye ederim.

Altınıza giyeceğiniz termal içlik gerekliliği ise tamamen bünyenizle alakalı bir durum. İlk günlerde çok düşeceğinizi ve dinlenmek için karın üstünde de oturmaya ihtiyaç duyacağınızı varsayarsak kayak pantolonun içine giyeceğiniz bir termal tayt daha sıcak kalmanıza yardımcı olur.

* Ara Katman (Polar veya sweat shirt)

Hava durumuna göre termal içliğin üstüne direkt kayak montunu giymek bir tercih meselesi ama sıcaklığın -10 derecenin altına düştüğü zamanlarda araya bir de polar veya sweat shirt giyme ihtiyacı duyabilirsiniz. Mesela bildim bileli Uğur sadece termal içlikle kayar; bense hava güneşli ve sıfır dereceye yakın değilse mutlaka ilave polar da giyerim. Bu katmana ihtiyaç duyup duymayacağınızı dağda tecrübe kazandıkça anlamanız daha kolay olur fakat ilk gidiş için ihtiyaç duyacakmışsınız gibi hazırlıklı gitmenizde fayda var. Üşümeye çare yok ama kıyafetiniz fazla gelirse çıkartıp kenara koyma şansınız elinizin altında dursun bence.

* Kayak Montu ve Kayak Pantolonu

Olmazsa olmaz kıyafetlerden diğeri kayak montu ve kayak pantolonu. Amacınız pist kenarında havalı kıyafetlerle boy göstermek değil de gerçekten kaymayı öğrenmekse ilk denemenizde hemen tam takım kıyafet düzmenize gerek yok. Çünkü özellikle kayak pantolonu, günlük yaşamda kullanacağınız bir kıyafet olmayacak.

İlk deneme günü için önemli olan, giydiğiniz mont ve pantolonun su geçirmez olması. Kışın kullandığınız, sıcak tutan ve su geçirmeyen bir montunuz varsa sporu yapmaya karar verene kadar onunla idare edebilirsiniz; kayak yapan bir arkadaşınızdan mont ve pantolon ödünç alabilirsiniz veya bu kıyafetleri gittiğiniz kayak merkezinde kiralamak da bir seçenek. Fakat kaşmir kaban, altına bir eşofman veya kot pantolon olmaz.

kayak tatili

* Kar Eldiveni

Su geçirmeyen kar eldiveni de mutlaka olması gereken kıyafetlerden birisi. Kışın kar tutmaya başladığı anda kendinizi dışarı atıp yün eldivenlerde kar oynamayı deneyimlediyseniz 5 dakika içinde parmaklarınızda hipotermi başlangıcı olduğunu fark etmişsinizdir. Bütün günü karda debelenerek geçireceğiniz kayak tatilinizin zehir olmaması için iyi bir eldiven edinmeniz şart.

* İç Eldiveni

Son iki senedir kullanmadığım fakat ondan önce de yanımdan eksik etmediğim iç eldiveninin gerekliliği size ve kullandığınız kar eldivenine göre değişiklik gösteriyor. Eğer geniş, parmaklı ve ısı tutuculuğu yetersiz kalan bir kar eldiveni kullanıyorsanız içine tıpkı termal içlik gibi, ince bir eldiven giymek isteyebilirsiniz. İç eldiveni olarak kullanmasanız bile aşırı soğuk ve rüzgarlı havalarda kaymadığınız durumlarda; örneğin sigara içerken veya açık havada bir şeyler yerken ellerinizi hem soğuktan koruyan hem de rahat kullanmanızı sağlayan yedek bir eldiveninizin olması işinizi kolaylaştırır.

* Kayak Çorabı veya Yün Çorap

Pamuklu düşmanı kesilmeye devam ediyoruz...Kayak botunun içine giyeceğiniz çorap da sıcak tutması açısından yün olmalı. Bu spor için özel olarak üretilmiş kayak çoraplarından da alabilirsiniz; hem çeşit hem de fiyat konusunda Decathlon'un sunduğu seçenekler bayağı zengin. Kayak botları tahmin ettiğinizden çok daha sıcak tuttuğu için kat kat çorap giymenize gerek yok. Tam tersine, ayağınıza tam oturan bir botun içine fazla katman çorap giymeniz halinde kan dolaşımını azaltacağınız için ayağınızın daha çok üşümesine sebep olma ihtimaliniz yüksek. Ayrıca, üst üste giyilen çorapların bot içinde oluşturduğu minik bir çıkıntı bile bir süre sonra ayağınızda ağrı oluşturabilir.

* Balaklava / Kayak Boyunluğu / Kar Maskesi

Şimdiye kadar sıklıkla çok terleyeceğiniz üzerinde durmuş gibi oldum ama diğer taraftan belki de hayatınızın en soğuk dakikalarını kayak tatili sırasında geçireceğinizin de altını çizmem lazım. Öyle anlar geliyor ki vücudunuzda açıkta kalan her santimetrekare donarak işlevini yitiriyormuş gibi hissediyorsunuz; özellikle üstü açık liftleri kullanırken. Bu nedenle saydığım kıyafetlerin kapatamadığı boyun ve yüz bölgesini korumak için mutlaka bir şeyler takmalısınız. Rengarenk desenleriyle kar maskeleri gönlümü fethetti ama itiraf etmeliyim ki en kullanışlı ürün balaklava.

Satışı yapılan mağazaya göre farklı isimler kullanılabiliyor ama genel hatlarıyla şu şekilde: Balaklava, bere gibi giyilen, gözleri açık bırakacak şekilde tüm yüzü, kulakları ve boynu örten bir aksesuar. Kayak için özel üretilmiş olanları daha ince bir malzemeden yapıldığı için kaskın içine giymeniz de rahat oluyor. Kayak boyunluğu, sadece boynu ve gerekli hallerde ağzı ve burnu örtebildiğiniz bir aksesuar. (Buff veya motorcu maskesi de benzer işlevi görüyor ama çok soğuk havalarda nefes alıp verdikçe ağız çevresi buhar yapıp ıslanıyor ve sonra da buz tutuyor.) Kar maskesi ise tipine göre değişiklik gösteriyor ama genel olarak sadece ağzı ve burnu örttüğünüz bir aksesuar.

kayak tatili

* Bere

Kış mevsiminde kullandığınız polar veya yün bereler kayak merkezine gittiğiniz zaman da işinize yarar. Kayak tatiline özel bir ürün almak isterseniz eğer benim favorim kafanızın üşümesine asla izin vermeyen içi polarlı, dışı yünlü olan bereler.

* Kask

İlk deneme için satın almanıza gerek olmayan ama güvenlik için takılması gerektiğini düşündüğüm bir aksesuar. "Çok hızlı kaymıyorum ki, düşsem de sorun olmaz." mantığıyla iyice öğrenene kadar ben de kask takmama hatasına düşenlerdenim. Aslında sadece kendi düşmemizi değil, başkasının düşmesini de hesaba katmalıyız. Hızla kayarken takla atan birisinin ayağından fırlayan kayaklar pist kenarında oturduğunur bir esnada sizin kafanıza denk gelebilir, örneğin. Bu sebeple bazı kayak merkezlerinde kaskı olmayan kayakçılar piste alınmıyor; Erciyes Kayak Merkezi onlardan biri.

* Kar Gözlüğü (Google)

Say say bitiremediğimiz kayak kıyafetleri listesinde sona geldik...Dağdaki sonsuz beyazlığın, bir süre sonra gözünüzü rahatsız edici bir özelliği var. Hatta güneşli havalarda çok uzun süre gözlüksüz kalan insanlarda kar körlüğünün başladığını duymuşsunuzdur. Hem rahat bir görüş için hem de göz sağlığınızı korumak için kar gözlüğü takmanız şart. Zaman zaman kayarken güneş gözlüğü takan insanlar da görüyorum; hatta kar gözlüğümün çizildiği bir günde ben de normal gözlükle kaymak zorunda kalmıştım. "Yapılmaz." demem doğru değil ama her düşüşünüzde o gözlük gözünüzden fırlayacak ve açık olduğu için iç camına kar bulaşacak, sürekli çıkartıp temizlemek zorunda kalacaksınız. Hatta daha sert düşmelerde daha tehlikeli sonuçlar da doğurabilir. Tercih sizin. Kask ve kar gözlüğü de gittiğiniz kayak merkezinde kiralayabileceğiniz malzemeler arasında.

* Diğer Malzemeler

Kıyafet kategorisine girmese de kayak planı yaptığınızda yanınıza almanızın faydalı olacağı diğer malzemelerden de bahsedeyim:

- Para, telefon, su gibi eşyalarınızı koymak için ufacık bir sırt çantası edinebilirsiniz. Bunların hepsini kayak montunun veya pantolonun ceplerine koymak da bir seçenek ancak sert düşüşlerde özellikle göğüs bölgesinde bulunan eşyalar vücuda zarar verebiliyor.

- Havanın çok soğuk olduğu günlerde, batarya soğuğa dayanmazsa telefonunuz kapanabilir; çantadaki içme suyu buz tutabilir...Ufak cep ısıtıcılarından alıp çantaya atmak bu sorunları ortadan kaldırıyor.

- Kayak tatilinden yeni döndüğünüzü belli etmek için kar yanığı olmak hoşunuza gitse bile kar gözlüğünün tüm izi suratınızda çıksın istemezsiniz. Piste çıkmadan önce kullanacağınız bir güneş kremi almayı ihmal etmeyin. Diyelim ki unuttunuz, o zaman güneşli havada bütün yüzünüzü kapatarak dolaşın.

- Soğuk ve rüzgarla birlikle dudaklarınızın çatlamasını önlemek için dudak koruyucu krem kullanabilirsiniz.

- Düşüp bir yerinize zarar vermekten çekiniyorsanız dizlik, sırt koruma veya kalça koruma ekipmanlarından edinmeniz sizin daha rahat kaymanızı sağlayacaktır.

View this post on Instagram

Sadece sevdiklerimizle zaman geçirme üzerine kurulu iki haftalık Türkiye ziyaretimizin sonuna yaklaşırken buralarda da kaldığım yerden devam edebilirim sanırım. 2018’e veda ederken yaptığımız günübirlik Uludağ kaçışı ile ilgili notlar gelsin o halde: ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ❄️İstanbul-Anadolu Yakası’ndan arabayla gidiş, Osmangazi Köprüsü’nü kullanırsanız yaklaşık 2.5-3 saat sürüyor. Fakat tahminimizin çok üstünde bir kalabalık vardı ve dağ yolunda trafik çok yoğundu. Geri dönüşümüz 5 saati buldu. ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ❄️Aynı kalabalığı pistlerde de göreceğimizi zannettik ama 2. Bölge oldukça tenhaydı. “Piknik yapmaya gelenler daha fazlaydı.” diyebilirim. ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ❄️Bahreyn’de görmediğim kadar Arap’ı Uludağ’da görmüş olabilirim. (Tamam! Abarttım ama sayıları beni şaşırttı.) Bu durum zaten kalitesi yerlerde olan işletmeleri ve çalışanlarını daha da küstah hale getirmiş gibime geldi. Nasıl olsa her türlü para kazanıyorlar... ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ❄️Her şeye rağmen, bitmeyen yaz mevsiminin ardından karlı dağ havası almak bile bünyemize çok iyi geldi. ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀ #uludag#uludağ#kış#sidewalkerdaily#thetravelwomen#globelletravels#girlsborntotravel#denemenlazim#aniyakala#gununkaresi#gezgin#gezginkadinlar#gezilecekyerler#gezirehberi#travellushes#girlsmeetglobe#radgirlslife#takemethere#traveletting#seyahat#cokgezenlerkulubu#hurriyetseyahat#yolacikyolacik

A post shared by Seyahat ve Yaşam Blogu (@kurumsalturist) on

Son Tavsiyeler

- Kayak veya snowboard, hangisini tercih ederseniz edin ilk günleriniz için ekipman satın almanıza gerek yok; her şeyi gittiğiniz kayak merkezinde (veya uygun yer varsa şehir merkezinde) kiralayabilirsiniz. Fakat sporu yapmaya karar verirseniz en kısa sürede yukarı saydığım kıyafetler de dahil tüm ekipmanlarınızı satın almanızı tavsiye ederim. Ne kadar kısa sürede kendi kayaklarınızı veya boardunuzu edinirseniz o kadar hızlı öğrenirsiniz.

- Benim eğitmenim her zaman Uğur olduğu için size de "İlla ilk gün bir hocadan eğitim alın." diyemiyorum ama mutlaka bilen ve size sürekli olarak yol gösterebilecek birisiyle piste çıkmanızı öneririm. Eğer yanınızda böyle birisi olmayacaksa sporu sevmek için bir eğitmenden destek almalısınız. Artık çok şanslıyız ki internette çok fazla eğitim videosu var. Kayak tatiline başlamadan önce onlara göz atmanız da faydalı olacaktır.

- Eğer kayak konusunda tecrübeli bir arkadaş grubuna dahil olduysanız öğrenene kadar gruptan ayrı hareket etmeniz gerektiğini unutmayın. "Sabah ders alırım, öğlen size katılırım." hayallerini bir kenara bırakmalı ve uzuuuunca bir süre tek başınıza kalacağınızı hesaba katmalısınız. (Bu sebeple pist haritasını okuyabilmeniz çok önemli.)

- Kayak kiraladığınız yerde sizi giydirmeyi çok seviyorlar. "Sen bırak abla, bizim oğlan bağlar." diyerek botlarınızı filan hallediyorlar. Fakat siz de en kısa zamanda bu işlerin nasıl yapıldığını öğrenmelisiniz. Pistin ortasında ayağınıza kramp girdiğinde veya çorabınızı düzeltme ihtiyacı hissettiğinizde ekipmanlarınızı kendi başınıza giyip çıkartabiliyor olmanız lazım.

- Piste çıkmadan önce ve kayak bittikten sonra ısınma hareketleri yapmanın ne kadar önemli olduğunu, bir günlük kayış sonrası bir hafta kısmi felç geçirdikten sonra anlayacaksınız. Çekeceğiniz acıyı en aza indirmek için spor öncesinde ısınmayı, sonrasında esnemeyi ihmal etmeyin. Bu konuda yoganın çok işe yaradığını söylemeliyim; sabah ve akşam yapacağınız birkaç Güneşi Selamlama bile ertesi gün daha kolay hareket etmenize yardımcı olur.

- Uzun süreli kayak tatili planlarında ertesi gün tekrar piste çıkış, yukarıda bahsettiğim sebepten ötürü biraz ağrılı olabiliyor. Kas gevşetmek için kullandığınız bir ilaç veya bitkisel krem varsa onu getirip kullanmanızı öneririm. (Doline Sprey'i araştırabilirsiniz.)

-  Dağ için yapılan hava tahminlerinin tutma oranı, şehir merkezlerindeki kadar yüksek değil; her an, her şey mümkün. Tahminlerde pırıl pırıl güneşli gösteren havada önünüzü göremeyeceğiniz kadar sis olabilir veya planlarınızı son anda iptal etmenize sebep olacak kar fırtınası yerini yağışsız ve sakin bir havaya bırakabilir. Aylar önce yaptığınız kayak tatilinde, otelde oturma ihtimalinizin de olabileceğini unutmamalısınız.

Başlangıç seviyesini öğrenmenin daha rahat olması sebebiyle kayak deneyenler daha hızlı kavradığı için motivasyon düşüklüğü az görülüyor. O yüzden sözüm çoğunlukla snowboard meraklılarına; İlk gün, ikinci gün...onuncu gün... sürekli düşeceksiniz. Bu esnada yanınızdan vızır vızır kayan mini mini yer cücelerini göreceksiniz. Sakın ha "Küçücük çocuk bile yapıyor, ben yapamıyorum. Ne beceriksizim!" diye düşünmeyin. Bu spor düşe kalka öğreniliyor ve bu biraz uzun zaman alıyor. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamak yerine öğrenmeye odaklanıp keyif almaya çalışırsanız kısa zamanda kar tutkunları arasına katılacağınızdan eminim.

"İlk Defa Kayak Yapacaklar İçin Pratik Bilgiler" yazısı hoşunuza gittiyse diğer yazılardan güncel olarak haberdar olmak için sayfanın altında bulunan formu doldurarak e-posta grubuna abone olabilir veya sosyal medya hesaplarımı takip edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir