Günübirlik Gezi Serisi 2 – Efes Antik Kenti ve Şirince Köyü

Facebooktwitterinstagram

İzmir’e taşınmamızın üzerinden tam 1 sene geçmesine rağmen, hala çevresini keşfetmeyi bitiremedik. Geldiğimizden beri deniz ve kumsal odaklı yaşadığımız için, tarihi noktaları bir süreliğine es geçmiştik. Elbette bu kararımızda, yazın 50°C’ye ulaşan sıcaklıkların, kışın da bitmek bilmeyen sağanak yağmurların etkisi büyük. Yağmurların azaldığı, havanın ısınmaya başladığı ama henüz kavurmadığı Mayıs ayını, “Antik Kent gezme” ayı ilan ettik. Denizli‘yi yalayıp yuttuktan sonra, 19 Mayıs’ta rotamızı Selçuk’a çevirdik. “İzmir çevresinde gezilecek yerler” deyince hemen akla gelen, en son 17 sene önce gördüğüm ve hakkında neredeyse hiçbir şey hatırlamadığım, Efes Antik Kenti ve Şirince için kolları sıvadık. Efes, Şirince ve civarında gezdiğimiz yerler hakkında ihtiyacınız olacak bilgileri bu yazımda bulabilirsiniz.

Efes Antik Kenti ve Şirince

Efes Antik Kenti ve Şirince – Ulaşım

Efes Antik Kenti ve Şirince Köyü’ne gitmek için her halükarda Selçuk merkeze gelmeniz gerekiyor. Aracı olmayanlar, İzmir otogarından kalkan Selçuk minibüslerine binerek ilçeye ulaştıktan sonra, buradan tekrar minibüslerle gitmek istedikleri noktaya varabilirler. İzmir merkezden Aydın otobanına çıkarak Selçuk’a gitmek, yaklaşık 1 saat sürüyor. Biz bütün ulaşımı arabayla sağladığımız için, detayları bu bağlamda anlatacağım. Haritada işaretli noktalardan görebilirsiniz.

Efes Antik Kenti, Selçuk ilçe merkezine 10 dk’lık mesafede. Ören yerine iki ayrı giriş var; biri yukarıda diğeri ise aşağıda, fakat bu ayrımı yoldaki tabelalarda göremiyoruz. Ben kendimce böyle adlandırdım. Yukarıdaki giriş; Meryem Ana yolu üzerinde kalan, otoparkında gölge alan olmayan, çoğu turun geziye başlangıç noktası olarak seçtiği ve antik kentin en gözde kalıntıları Celsus Kütüphanesi ve Amfitiyatro‘ya uzak olan giriş. Biz tesadüf eseri aşağı kapıdan giriş yaptık. Yukarı kapının sahip olduğu özelliklerin tam tersini barındırdığı için, giriş için bu tarafı kullanmanızı öneririm. Aşağı yol üzerinde, aynı zamanda Artemis Tapınağı da var; hani eskiden dünyanın 7 harikasından biri kabul edilen yer. (Neredeyse hiçbir şey kalmamış olduğunu bildiğim ve bunu görünce sinirlerimin bozulacağını düşündüğüm için buraya girmedim.) Efes‘e tarif ettiğim kapıdan girmek isterseniz Artemis Tapınağı yolunu takip edebilirsiniz.

Efes Antik Kenti ve Şirince

Efes Antik Kenti‘nin yukarı tarafındaki giriş yolunu tepeye doğru 15-20 dk takip ettiğinizde Meryem Ana Evi‘ne ulaşıyorsunuz. Merak edip görmeyi arzularsanız; Yedi Uyuyanlar Mağarası, Selçuk’a geri dönüş yolu üzerinde yer alıyor.

Şirince Köyü için tekrar Selçuk ilçe merkezine dönmeniz gerekli. Buradan sonra güncel tabelaları takip ederek yarım saatte köyün girişine ulaşabilirsiniz. Biz araçla giderken navigasyonsuz hareket etmemeyi adet haline getirmiştik ama Şirince’ye gidiş-dönüşte navigasyon bizi zor durumda bıraktı. Etrafta çok fazla yol yapım çalışması ve yeni kapatılmış caddeler var. Daracık sokakları işaret eden tabelalara güvenmek gerektiğini, Selçuk’un ara sokaklarında kaybolarak anladık. Şirince ile yapışık ikiz gibi anılan Nesin Matematik Köyü yol ayrımı ise, Şirince‘nin hemen girişinde bulunuyor.

Efes Antik Kenti ve Şirince – Gezdiğimiz Yerler

* Efes Antik Kenti 

19 Mayıs Cuma sabahı, hava tahmininin sağanak yağmur göstermesine aldırış etmeden, sabah 8.30’da Güzelbahçe’den Selçuk’a doğru yola koyulduk. İlk durağımız olan Efes Antik Kenti girişine ulaştığımızda saatlerimiz 9.30’u gösteriyordu. Gün içerisinde hem sıcak hem de çok kalabalık olacağı için, mümkün olan en erken saatte giriş yapmak istedik. Eğer grubuna bağıran 10 tane rehberin arasında kalarak gezmek istemiyorsanız, tavsiyem kesinlikle sabah erken veya akşam kapanışa doğru gitmeniz yönünde. Güncel saatleri, fiyat bilgilerini aşağıdaki çirkin fotoğrafta bulabilirsiniz.

Efes Antik Kenti ve Şirince

Girişte 10 TL otopark ücreti ödeyerek arabamızı ağaçların altına bırakıp, akbil basar gibi Müzekart’ımızı okutarak ören yerine giriş yaptık. Eğer bu kapıdan giriş yapmayı seçerseniz, park alanında at arabalarını göreceksiniz. Sürücüler size, girişin 4 km ötede olduğunu, o kadar yolu yürümekte zorlanacağınızı söyleyip, sizden diğer girişe kadar at arabasına binmenizi isteyebilir. Kanmayın! Evet, biraz yürüyeceksiniz, Türkiye’nin en büyük antik kentlerinden birisini dolaşmak kolay değil ama ata binmeyi gerektirecek bir durum yok. Tabii ki, yine de tercih sizin.

Tarihi bir alanı veya yapıyı gezerken mutlaka Audioguide kiralamaya özen gösteriyorum. Bu sayede eserlerin yanında yer alan bilgilendirme panosunda yazanlardan çok daha detaylı bilgi alabiliyorum. Efes’te de rehberle gezmediğimiz için Audioguide kullanmak benim için önemliydi. Fakat ne yazık ki, girişte gişe olmasına rağmen ilgilenen kimse olmadığı için, 20 TL ücretindeki Audioguide’lardan faydalanamadık. Unesco Dünya Mirası Listesi’ne dahil olmuş bir alanda hala buna benzer eksikliklerin olması üzücü.

Efes Antik Kenti ve Şirince

İçeri girer girmez gözler hemen Celsus Kütüphanesi‘ni arıyor doğal olarak ama ilk olarak karşımıza çıkan yapı Büyük Tiyatro. Antik dünyanın en büyük tiyatrolarından birisi kabul edilen yapının kapasitesi tam 25.000 kişi! Şimdiye kadar dolaştığım amfitiyatrolardan farkı ise, burada kulis kısmını da gezebiliyor olmamız. Alana erken girmenin avantajı olarak, tiyatroda sadece bizim olduğumuzu belirtmek isterim.

Etrafın sakinliğini fırsat bilerek, hızlı adımlarla Celsus Kütüphanesi‘ne geçiyoruz. Efes’in ikonu haline gelmesine şaşmamalı, karşılaştığımız manzara gerçekten nefes kesici. 100-110 yılları arasında inşa edilen yapı, Senatör Celsus anısına yaptırılan bir anıt mezar aslında. Daha sonradan üzerine ilavelerle kitaplığa dönüştürülüyor. Ön cephede dikkatlerden kaçmayan 4 heykel var. Merak edenler için yazmış olayım; bunların temsil ettikleri olgular var: Celsus’un sezgisi, Celsus’un erdemi, Philippus’un yeteneği ve Celsus’un bilgeliği.

Efes Antik Kenti ve Şirince

Celsus Kütüphanesi‘nin her köşesini dolaşıp, bütün açılardan fotoğraf çektikten sonra, saatlerimiz 10:30’u göstermeye başlayınca, abartmıyorum, akın akın insan gelmeye başladı. Özellikle öğrenci ve öğretmen grupları, bazı noktalarda yolda yürümeyi zorlaştıracak kadar fazla sayıdaydı. Her zaman böyle mi, yoksa 19 Mayıs nedeniyle her okul gezi mi düzenledi, orasını bilemiyorum. Fakat bulutların ardından kendini göstermeye başlayan güneşin ve yanımıza su almamış olmamızın etkisiyle, kalabalık kısa sürede bizi bunaltmaya başladı. İlave giriş ücreti verilerek girilen Yamaç Evler’i pas geçip, dönemin genelevi sayılan Aşk Evi ve Küçük Tiyatro‘yu gezerek ören yerinin diğer girişine (Yazının başında yukarı giriş diye adlandırdığım yer) ulaştık.

Efes Antik Kenti ve Şirince

Yürüdüğümüz yerlerden aynen geri dönerek arabamızın olduğu girişe yöneldik. Bu sırada Meryem Kilisesi‘ni (Dikkat! Meryem Ana’nın Evi değil) atlamış olduğumuzu fark edip, 2 saat içinde şişen ayaklarımıza aldırış etmeden, bir de orayı gezdik. Saat 12:00 olduğunda çıkışa geçmiştik. Gişedeki bilet kuyruğunu gördüğümüzde erken gelmekle ne kadar akıllıca hareket ettiğimizi anlamış olduk. Müzekart için herhangi bir kuyruk olmadığını ayrıca not edeyim.

Efes Antik Kenti ve Şirince

* Meryem Ana Evi

Selçuk merkezde verdiğimiz kısa bir yemek molasından sonra, tekrar Efes yoluna bağlanıp, ikinci durağımız olan Meryem Ana Evi‘ne doğru yola koyulduk. Efes Antik Kenti ile birlikte, burası da 2015 senesinde Unesco Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiş. İsa peygamberin annesi Meryem Ana’nın, hayatının son dönemini burada geçirdiğine dair güçlü kanıtlar var. O nedenle Hristiyanlar için çok önemli ve kutsal bir bölge. Burayı ziyaret ettiklerinde hacı olduklarını düşünüyorlar. Torino’da yaşarken, ev sahibim olan yaşlı kadın İzmirli olduğumu öğrendiğinde; “Ooo! Mamma Miaa! Ne kadar şanslısın! Şu hayatta en çok görmek istediğim yer Meryem Ana Evi. Orada yaşlanmayı çok isterdim.” gibi sözler sarf ettiğinde çok şaşırmıştım. Burnumuzun dibinde, hiç önemsemediğimiz bir yer, dünyanın bir başka köşesindeki insanlar için meğer ne kadar kıymetliymiş!

Efes Antik Kenti ve Şirince

Peki Meryem Ana Evi‘nde ne yapılır? Esasında yapacak pek fazla bir şey yok. İbadete açık olan ufak bir kilise var. Dileklerin yazılıp asıldığı geniş bir duvar var. Ritüele ayak uydurmak için siz de bir şeyler dileyebilirsiniz. Kilisenin etrafı balta girmemiş orman gibi, görülmeye değer. Selçuk’tan kiliseye giden yolun manzarası da çok keyifli. Burası da turların akın akın geldiği bir nokta. Biz tam öğle yemeği saatinde giriş yaptığımız için, kıl payı sakin bir ortam yakalamayı başardık. Oksijen bolluğu içinde bir şeyler yiyip içmek isterseniz girişte uygun cafe mevcut.

Giriş ücretinden de bahsedeyim hemen. Kapıda yazan kocaman “25 TL” yazısını görüp şoka girmeyin, o fiyatlar yabancı turistler için. Türkler için giriş ücreti 10 TL. Otopark için de ayrıca 10 TL ödeme yapmanız gerekiyor. Kiliseden mum alıp dilek dilemek isterseniz, uygun bir bahşiş bırakmayı unutmayın.

* Yedi Uyuyanlar Mağarası

M.S 3. yy’da, Hristiyan takipçilerden kaçarak bir mağaraya saklanan 7 kişinin senelerce uyuduğu bir hikaye var, bilir misiniz? İşte burası o mağara. Hikayesine inanmasam da, mağaranın internette gördüğüm fotoğraflarını ilginç bulduğum için, Meryem Ana Evi‘nden dönüşte uğramak istedim. Mağaraların içine girip çıkabilirim diye düşünüyordum ki, tamamen tellerle çevrili alanı görünce biraz hayal kırıklığına uğradım açıkçası. Fotoğrafta görünen alana sadece uzaktan bakabiliyorsunuz, dolayısıyla “Burada yapacak hiçbir şey yok.” diyebilirim. Giriş ücreti, gişe vs de yok zaten. 10-15 dk geçirdiğimiz, anlamsız bir moladan öteye geçemedi, üzgünüm.

Efes Antik Kenti ve Şirince

* Şirince Köyü

Saatlerce yürüyüşün ardından şöyle bir sahne hayal ediyordum: Tezek kokulu sokaklardan geçerek Şirince’nin tepelerine doğru çıkmışım, bu sürede envaiçeşit  meyve şaraplarından tatmışım, gözlememi yemişim, ekşi ayranımı içerken köy manzarasını seyrediyorum. Ne güzel, değil mi? Tam ideal Şirince planı. Ama gerçekler hiç de böyle değil. Daha köyün girişinden başladı keşmekeş. “İki adım daha az yürüyeceğiz.” diye arabayı köyün içine sokma girişiminde bulunmadan, hemen girişte bırakmaya karar verdik. Yorgo’nun Yeri diye bir şarapçı var; kendilerinden şarap almamız karşılığında, arabayı ücretsiz park edebileceğimizi söylediler. “Şahane teklif!” deyip, arabamızı bırakıp yürüyüşe geçtik. (Burayı unutmayın, yazının devamında tekrar bahsedeceğim çünkü.)

Köyün içinde gezerken kendimi pazara çıkmışım gibi hissettim, öyle bir hava var. Tarihi Mahzen‘e gitmek istedik, insan kalabalığından tabelaları zor bulduk. Her dükkanın önünde ayrı bir grup. Sosyal medyada gördüğümüz şirin sokakların başında kuyruk var; fotoğraf çekme ve çekilme kuyruğu. “Köy dediğin yerde köpek olur, inek olur. Hani nerede?” diye düşünürken karşıma bir horoz çıktı; anında başına 10 kişi üşüştü fotoğraf çekmek için. İyice gerilmeye başlar başlamaz kendimizi yerel bir şeyler yiyebileceğimiz bir kafeye attık. İlginçtir; sokaklardan insan taşıyor fakat mekanlar genel olarak boş.

Efes Antik Kenti ve Şirince

Köyün en tepesine çıkmamıza rağmen hala vızır vızır dolaşan insanları görünce, en hızlısından dönüşe geçmeye karar verdik. Öncesinde biraz şarap tadalım da keyfimiz yerine gelsin, değil mi? Yine olmadı. Yorgo’nun Yeri, tam bir uyanık esnaf. Satıcı çocuk, nereli olduğumuzu sorup  “İzmirliyiz” cevabını alınca, bize şişe başına 30 TL fiyat verdi. Biz çıkarken yeni gelen İstanbullular’a ise aynı şişeye 40 TL dedi. Arabayı park etmemiş olsaydık, asla alışveriş yapmayacağım bir yer. Size de, mümkünse, uzak durmanızı tavsiye ederim. Otopark ücretleri her yerde 10 TL.

Şirince bizde kötü bir izlenim bıraktı ama bunda dönemin de payı var sanırım. Yani, kışın veya hafta içi daha sakin olabilir. Ama olmayabilir de. Bu riski almaya niyetim olmadığı için tekrar Şirince’ye gitmeyi düşünmüyorum. “Ben mutlaka gidip görmek istiyorum.” diyorsanız eğer; planınıza Nesin Matematik Köyü‘nü dahil edebilirsiniz, hepsi bir güne rahatlıkla sığar. Bizim de rotamız dahilindeydi, taa ki Şirince’nin girişinde, yol ortasında “Eveeeet, şimdi Nesin Köyü’ne geçiyoruuuuz!” diye bağıran rehberleri görene kadar…

Efes Antik Kenti ve Şirince

Efes Antik Kenti ve Şirince – Yeme İçme Detayları

Efes Antik Kenti ve Şirince Köyü’nde sıkıntı yaşayacağınız en son konu yeme içme olacaktır. İlçe merkezinde, Efes Antik Kenti ve Şirince Köyü içerisinde çok fazla mekan var. Selçuk ve Aydın denince akla çöp şiş geldiği için, biz öğle yemeğinde çöp şiş yemeyi tercih ettik. Efes’i dolaştıktan sonra ilçe merkezine dönerek, yemek molasını Yaşar Usta‘da verdik. 1 porsiyon çöp şiş ve kola 15 TL, fakat porsiyonlar benim için bile ufaktı, bilginiz olsun. Çöp şişi güzeldi, ama hayatımda yediğim en güzel çöp şiş diyemem. (Favorim hala, Aydın-Çine’de yol üzerindeki Soner Usta).

Efes Antik Kenti ve Şirince

Şirince’de bize keyif veren tek detay, yediğimiz gözleme oldu. Gitmeden önce, bütün bloglarda çoğu mekanın lezzetli yemekler sunduğunu okumuştum. O nedenle, köy içinde rastgele Pervin Anne’nin Yeri‘ne girip oturduk. Mekanın hoş bir manzarası var. Kabak çiçeği dolması, yaprak sarma gibi zeytinyağlılardan da yiyebileceğiniz bir yer. Güzel bir gözleme ve ev yapımı ayrana 10 TL verdiğimiz için mutlu kalktık.

Efes Antik Kenti ve Şirince – Son Tavsiyeler

* Efes Antik Kenti ve Şirince, İzmir merkeze göre daha serin. Kışın gitmeyi planlıyorsanız, buna göre kıyafet seçimi yapmalısınız.

* Güneşli bir günde, Efes’i şapkasız ve susuz gezmek, biraz işkenceye dönüşebilir.

* Gününüzü, hem tarihi hem de bozulmamış bir köyde tamamlamak istiyorsanız; Şirince yerine Birgi Köyü’ne gitmenizi tavsiye ederim. (Bir sonraki yazıda onun da detayları geliyor.)

**Gelecek olan yazılarımdan haberdar olmak isterseniz e-posta grubuna abone olabilir, Facebook sayfamı beğenebilir veya Instagram hesabımı takip edebilirsiniz. Her türlü sorunuz için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabileceğiniz gibi, diğer hesaplarımdan da ulaşabilirsiniz.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedintumblrmail

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

1 Cevap

  1. Haziran 9, 2017

    […] yer olmasına karşın doğallığını kaybetmeyen köy sakinlerini barındırması da cabası. Şirince‘de arayıp da bulamadığım her şeyi Birgi Köyü’nde buldum diyebilirim. Bu yazımda […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir