Denizli Gezilecek Yerler

Facebooktwitterinstagram

Akdeniz’e indiğimizde, yoldan geçerken 1 saat Pamukkale molası verdiğimiz Denizli’ye senelerce nasıl haksızlık etmişiz! 1 Mayıs tatilini fırsat bilerek, havalar çok ısınmadan Denizli Gezilecek Yerler listesini aradan çıkaralım istedik. Fakat etrafı dağlarla çevrili üzüm bağları arasında binlerce yıllık antik kentleri saklayan bu şehrin bütün güzelliklerini görmeye 3 gün yetmedi. Eğer günübirlik bir gezi veya bir hafta sonu kaçamağı planlıyorsanız, kaçıracağınız çok şey olacak.

Denizli Gezilecek Yerler

Hierapolis Antik Kenti

Denizli Gezilecek Yerler Hierapolis Antik Kenti

Pamukkale Travertenleri ile birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan Hierapolis Antik Kenti, geçirdiği onca depreme rağmen günümüze kadar ulaşmayı başaran en önemli yerlerden birisi. İlk yerleşim zamanı net olarak bilinmese de, Helenistik döneme ait kalıntıları görmek mümkün. En dikkat çekici yapısı ise şüphesiz Antik Tiyatro. Kışın nasıldır bilmem ama bizim gittiğimiz dönemde gezmesi aşırı keyifliydi. Yeşilliklerin arasında kaybolan antik kalıntıların etrafı kıpkırmızı gelinciklerle çevrilmiş, bize baharın hakkını veren bir tablo sunuyordu.

Denizli merkeze arabayla yaklaşık 30 dakikalık mesafede bulunan antik kente, Kuzey ve Güney olmak üzere 2 ayrı giriş var. Buraya giriş yaptığınızda Antik Havuz ve Pamukkale Travertenleri’ni de gezebiliyorsunuz, yani kombine bir bilet alıyorsunuz. Bilet ücreti 35 TL, Müzekart’a ise giriş ücretsiz. Eğer yoksa, Müzekart’ı oradan temin edebilirsiniz; Müzekart+  50 TL, Müzekart 40 TL (öğrenci-öğretmen 20 TL). Ayrıca girişte çift kişilik elektrikli motorlar kiralanabiliyor. Gezinin sonuna doğru yapmadığımıza çok pişman oldum. Alan çok geniş olduğu için motorla gezmek mantıklı bir tercih olabilirdi. Düşünürseniz eğer 2 saatlik fiyatı 50 TL.

Antik Havuz (Kleopatra Havuzu)

Denizli Gezilecek Yerler Denizli Antik Havuz

Hierapolis Antik Kenti içerisinde yer alan Antik Havuz, bölgenin bitmek bilmeyen depremlerinden biri sonucunda oluşmuş. Güzelliğiyle ünlü Mısır kraliçesi Kleopatra’nın bu havuzu ziyaret ettiğine inanıldığı için, havuz Kleopatra Havuzu olarak da anılıyor. Havuzu besleyen termal suyun iyi geldiği pek çok hastalık var. Su sıcaklığı ise yaz-kış 36 derece.

Antik Havuz, hijyen koşulları nedeniyle beni biraz hayal kırıklığına uğratsa da farklı bir deneyim yaşattığını söylemeliyim. Kalabalık olması, her yerini rahatça görmenize engel oluyor. İnsanlar sürekli hareket halinde olduğu için su çok bulanık. Sanıyorum içindeki mineral yapısından ötürü, su gözleri çok yakıyor. O nedenle deniz gözlüğü hayat kurtarabilir. Havuzun etrafı kafelerle çevrili. Havuza girmeseniz bile yukarıdan bakabiliyorsunuz. Bu da demek oluyor ki havuzdakileri izleyen bir kitle var. Biz sorun etmedik tabii ki ama mesela annem olsa “Herkes beni izlerken bikiniyle havuzda keyif yapamam” derdi 🙂 Havuza girmek için ihtiyacınız olan çoğu şey orada mevcut: Duş, giyinme kabinleri, otel tipi saç kurutma makinesi ve 10 TL depozitolu saklama dolapları. Havuza giriş ücreti ise 32 TL. Havuzun içine girecekseniz gelirken yanınızda havlu getirmelisiniz. (Havuz hakkında detaylı bilgi için tıklayın.)

Pamukkale Travertenleri

Denizli Gezilecek Yerler Pamukkale Travertenleri

Denizli Gezilecek Yerler listesinin olmazsa olmazı Pamukkale Travertenleri bence hala kimseye tavsiye edemeyeceğim bir durumda. Biliyorsunuz, bir dönem etrafındaki otellerin termal suyu çekmesi nedeniyle travertenler ciddi şekilde kararmıştı. En son ziyaret ettiğimde o kararmış halini görüp şoka girmiştim. Otellerin yıkılıp, alanın tekrar koruma altına alınmasından sonra durumunun iyileşmeye başladığını öğrenince tekrar gidip görmek istedim. Evet, kararmalar ortadan kalkmış fakat çocukluğumuzdan hatırladığımız büyüleyici görüntüsüne henüz kavuşamamış. Terasların %90’ında su yoktu. Yine de, hayatında Pamukkale‘yi hiç ziyaret etmemiş birisi için görülmesi gereken bir yer.

Pamukkale‘ye giriş için ilave ücret ödemenize gerek yok. Hierapolis Antik Kenti’ne giriş ücreti burayı da kapsıyor. Travertenlerin su olmayan kısmına giriş yasak, yani çok ufak bir kısmında yürüyebiliyorsunuz. Gün içinde, özellikle Antalya’dan, tur otobüsleri geliyor ve travertenler insan kaynıyor. Buraya saat 6’dan sonra gelmeniz, en azından çekileceğiniz fotoğrafta tek başınıza görünmenizi sağlar 🙂 Bu arada, travertenlerde gezerken ayakkabılarınızı çıkartmanız gerekli ve yerler çok kaygan. Bu durumu göz önünde bulundurarak çanta ayarlamanızı öneririm.

Laodikeia Antik Kenti

Denizli Gezilecek Yerler Laodikeia Antik Kenti

Şimdiye kadar adını pek fazla duymadığımız bir antik kent Laodikeia. Tarihi MÖ 5000 yılına dayanıyor. Fakat mevcut kazılarda Roma ve Bizans dönemine ait kalıntıları daha net görüyoruz. Kentin Hristiyanlar için önemi büyük; İncil’de adı geçen 7 adet kutsal kiliseden bir tanesi burada yer alıyor. Kazı çalışmaları hala devam ettiği için her geçen gün yeni bir tarihi miras ayağa kaldırılıyor. Yani seneye giderseniz bu senekinden daha fazla kalıntı görme ihtimaliniz yüksek. Boyları 10 m’yi aşan sütunlar gerçekten nefes kesici. 2013 senesinde UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan Laodikeia‘nın, yakın zamanda Türkiye’nin en önemli antik kentlerinden birisi olacağı öngörülüyor. Kentte en çok dikkat çeken şey ise her tarafta görebileceğiniz, bölgeye has kertenkeleler.

Laodikeia, Hierapolis’e 10 km mesafede bulunuyor. Yetiştirebilirseniz, iki yeri aynı günde gezmeniz gayet mantıklı bir seçenek olur. Burada bilinmesi gereken nokta; Laodikeia‘da Müzekart geçerli fakat satışı yok. Kartsız girişler için bilet ücreti 10 TL.

Kaklık Mağarası

Denizli Gezilecek Yerler Kaklık Mağarası

Denizli Gezilecek Yerler listesinin en ilginç olanı, şehir merkezine arabayla 40 dk mesafedeki Kaklık Mağarası. Pamukkale’dekine benzer yapıdaki travertenler burada mağara içinde görülüyor. Yoğun kükürtlü termal su, tahmin edebileceğiniz gibi şifa kaynağı. Mağaranın içi nefes almayı zorlaştıracak derece kükürt kokuyor. Bilmeyenler için kokuyu tarif edeyim; aynı anda 5 ayrı kanalizasyon borusu patlamış gibi. Ayrıca fobisi olanların tüylerini diken diken etmeye yetecek kadar örümcek var. Mağarayı kötüledim zannetmeyin, Pamukkale’de aradığım güzelliği burada buldum diyebilirim. Yerler çok ıslak olduğu için buna uygun ayakkabı ile gitmekte fayda var. En fazla 20 dakika gezeceğiniz bu mağaraya giriş ücreti 3 TL.

Güney Şelalesi

Denizli Gezilecek Yerler Güney şelalesi

Güney Şelalesi‘nin internetteki fotoğraflarına vurulup hemen Denizli Gezilecek Yerler listesine dahil etmiştim. Yakından görünce bir farklılık olduğunu hissettim. Gidince öğrendim ki; önceden sular çok daha yüksekten akıyormuş ve aktığı yerde içine girip yüzebildiğiniz bir mağara varmış. 2013 senesinde bir heyelan meydana gelmiş ve büyük bir göçük olmuş. Mağara da bu göçüğün altında kalmış. Şelalenin görüntüsü yine de çok güzel. Hele üzüm  bağlarının arasından kıvrıla kıvrıla akan Menderes Nehri’ni takip ettiğiniz yolun manzarası görülmeye değer. Şelalenin yan tarafında yeşillikler içinde güzel bir piknik alanı ve kamp yeri var.

Pamukkale Şarapçılık

Denizli Gezilecek Yerler Pamukkale Şarapçılık

Yazının başından beri “üzüm bağı” deyip durdum, konuyu şaraplara getirmezsem ayıp olur. Denizli’de çiftçilik oldukça yaygın. Eskiden en önemli ürün tütünmüş. Pamukkale Şarapçılık‘ın kurucusu, Güney ilçesindeki yöreye özgü kaliteli üzümleri keşfedip şarap işine giriyor. Sonra da bölgedeki çiftçilere ücretsiz fidelerden dağıtıyor. O günden sonra Denizli’de herkes üzüm yetiştirmeye başlıyor. Kavaklıdere, Doluca, Sevilen gibi şarap markaları üzümlerini buradan alıyormuş. Piyasanın yarı fiyatına şarap almak isterseniz Pamukkale Şarapçılık‘a uğramalısınız. Güney ilçesindeki üretim merkezine ulaşım biraz sıkıntılı, ilçe içindeki yollar çok kötü durumda. Onun yerine Acıpayam’da benzer fiyatlarda alış veriş yapabileceğiniz Fabrika Satış Mağazası’nın olduğunu söylediler.

Gümüşsu Şelalesi

Denizli Gezilecek Yerler Gümüşsu Şelalesi

Tokalı Kanyonu’na gitmek isterken tesadüfen denk geldiğimiz Gümüşsu Şelalesi, mutlaka görülmesi gereken bir yer diyemem. Ama Denizli’de geçireceğiniz 3-4 gününüz varsa veya yeşillikler içinde köy köy dolaşmaktan aşırı keyif alıyorsanız Denizli Gezilecek Yerler listesine dahil etmelisiniz. Çivril ilçesinden devam ederek ulaşılan Gümüşsu köyünün yollarını seyretmeye doyamadık.

Akdağ Tabiat Parkı – Tokalı Kanyonu

Denizli Gezilecek Yerler Akdağ Tabiat Parkı

Akdağ Tabiat Parkı, Denizli merkeze arabayla 2 buçuk saatlik mesafede, yarısı Denizli’de, yarısı Afyon’da bulunan geniş bir milli park. Bünyesinde pek çok endemik bitki türü ile birlikte Yılkı atı, domuz, tilki, doğan, şahin gibi yaban hayvanlarını barındırıyor. En kolay ulaşım, Afyon’un Sandıklı ilçesinden Sorkun kasabasına gidip, oradan tabelaları takip etmek. Denizli Gezilecek Yerler listesinde beni en çok etkileyen ve şaşırtan yer oldu burası. Çam ormanlarının arasında kalan yaylaları görünce “Karadeniz’e geldik sanırım” diye düşündüm. Doğanın içinde, insandan uzak, telefon ve internet olmadan huzurlu bir gün geçirmek için ideal bir bölge.

Akdağ Tabiat Parkı‘na gitmemizdeki asıl amaç, Saklıkent’e kafa tutacak güzellikteki Tokalı Kanyonu‘nu görmekti. 22 km’lik kanyonu sonuna kadar yürüyemeyeceğimizi biliyorduk. En azından en dar yerine kadar, yani genişliğin 1.5 metreye düştüğü noktaya kadar gitmek istedik. Fakat suyun hem yüksek hem de çok soğuk oluşu nedeniyle kanyon ağzından geri dönmek zorunda kaldık. Karşılaştığımız doğaya o kadar doymadık ki, Temmuz ayı sonunda tekrar gelmeye karar verdik.

Tavsiyeler

* Denizli’de konaklama: Booking‘in kapanmasının ardından gözümüzü Airbnb‘ye çevirdik. Sadece gece yatmak için kullanacağımız bir otele dünyanın parasını vermek istemediğimiz için şehir merkezinde bir oda kiraladık. Bize kahvaltı bile hazırlayan çok tatlı bir öğrencinin, dubleks evinin teras katını bulduk ve 2 kişi x 2 gece için toplamda 88 TL ödedik.

* Denizli’de yeme içme: Bütün günümüzü ilçelerde gezmekle geçirdiğimiz için yemek konusunu biraz geçiştirdik açıkçası ama tabii ki Denizli kebabı yemeden dönmedik. En iyi kebapçılar Bayramyeri’nde. Gitmeden yaptığım araştırma sonucu Kocabaylar, Kebapçı Halil, Kebapçı Baki ve Kebapçı Mustafa’nın bu işte iyi olduğunu öğrendim. Tercihimizi Kebapçı Halil’den yana kullandık. Saat 12.30 gibi gidince sıra beklemeden son masaya oturmayı başardık, bizden sonra kapı önünde kuyruk oluşmaya başladı. 750 gr tandır söyledik ve yetmedi. (not: 43 kiloyum). İki kişi rahatlıkla 1 kg yiyebilir. Hakkını vermek için yanında da Zafer Gazozu içmeli. Burada önemli not, kebapçılar akşamları ve Pazar günleri kapalı. Saat 15.00’den sonra tandır bulmanız riskli, bitiyor çünkü. Biz bu yüzden Cumartesi günü şehre adım atar atmaz kebapçıya koştuk.

* Denizli’ye ne zaman gidilir?: Antik kentleri ve Pamukkale’yi rahat rahat gezmek için ilkbahar veya sonbaharda, Tokalı Kanyonu’nu görmek için Temmuz sonu-Ağustos başında, bağ bozumu için Ağustos sonu-Eylül başında gitmek gerekiyor.

* Denizli Gezilecek Yerler videosuna buradan ulaşabilirsiniz.

**Gelecek olan yazılarımdan haberdar olmak isterseniz e-posta grubuna abone olabilir, Facebook sayfamı beğenebilir veya Instagram hesabımı takip edebilirsiniz. Her türlü sorunuz için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabileceğiniz gibi, diğer hesaplarımdan da ulaşabilirsiniz.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedintumblrmail

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

1 Cevap

  1. Haziran 2, 2017

    […] ama henüz kavurmadığı Mayıs ayını, “Antik Kent gezme” ayı ilan ettik. Denizli‘yi yalayıp yuttuktan sonra, 19 Mayıs’ta rotamızı Selçuk’a çevirdik. […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir